KÜSMEK; SESSİZ ÇIĞLIK
Kendisini, duygularını, düşüncelerini, fikirlerini; karşısındakine doğru ifade edemeyen, anlaşılamadığını hisseden bazı insanlar; iletişimi küserek sağlamaya çalışır.
Küsmek; ‘beni duy'” diyen sessiz çığlıktır.
Küsmek; konuşmayarak karşıdakini cezalandırmak ve anlamasını beklemektir ama aynı zamanda iletişimi de kesmek demektir.

Eğer küstüyseniz, karşınızdaki kişi sizin ne amaçla ve neden küstüğünüzü anlamayabilir. Anlamadığı gibi hatta sizin önceki tavrınızla şimdiki tavrınızı birleştirerek, duruma ya da size daha da fazla içerleyerek öfke duyabilir.
Konuşulmayan sözler, içsel (monolog) olarak konuşulduğu için kırgınlıklar daha da artar.
Hatta bazen kırgınlık o kadar artar ki; küçük bir dokunuşla olay çığırından çıkabilir. Kavga boyutuna geçebilirsiniz.

Siz de küsenlerdenseniz, ebeveynlerinizden birisi muhtemelen bu davranışı yapıyordur.

Eğer iletişim istiyorsanız, şimdi kendi kendinize şu soruları sorun ve bir karar alın:

  1. Küsmesem en kötü ne olur?
  2. Duygularımı onun anladığı dilde ona aktarsam ne kaybederim?
  3. Hem saygı çerçevesinde konuşup, içimdeki gerçek duyguları ona söylesem, hem de onu anlamaya çalışsam en kötü ne olur?
  4. Küserek onu cezalandırmak istiyor olabilir miyim?

Eğer sürekli küsüyorsanız;

  1. Kendinizi doğru ifade edemiyorsunuzdur. Karşınızdaki ile iletişim dilini bilmiyorsunuzdur.
    Kendinizin ve onun kişiliğini öğrenip o kişiliğe uygun davranmayı deneyin.
  2. Karşınızdaki birey sizin eşiniz değilse ve beklenti içine girerek küstüyseniz; beklentiden uzak durun. Kimse sizin istediğiniz gibi davranmaz. Davranamaz ve buna mecbur da değil.
    Anne baba, kardeş, eş, evlat, gelin, damat da olsa kimse sizin beklentilerinizi yapmak zorunda değil.
    Başkalarının sizin isteklerinizi yapma zorunluluğunuz varsa bundan vazgeçmeyi deneyin.
  3. Küstüğünüz kişi eşiniz olsun olmasın, küsmeden de iletişim kurmanın yollarını araştırın.
  4. Düşünün. Ona eleştirel ebeveynlik yapıyor olabilir misiniz?
    Sizin aldığınız eğitimle, onun aldığı eğitim, aile, kültür, görgü kuralları vb. arasındaki fark; gündem ve eleştiri konusu oluyor mu?
    Karşınızdakini eleştirmeden konuşmaya ve davranmaya çalışın. Eşinize ya da sevdiklerinize karşı ELEŞTİREL EBEVEYN olmaktan uzak durun.
    Eleştirmiyor ama eleştiriliyorsanız, siz de onu ve kendinizi (dıştan olmasa bile içten) eleştiriyorsunuzdur.
  5. Onu değiştirmeye çalışıyor olabilir misiniz?
    Çevrenizdekileri değiştirmeye çalışmak istiyorsanız bu tutumdan uzak durmayı deneyin. Eğer siz değiştirilmeye çalışıyorsanız, tepkinizi uygun bir dille ifade edin.
  6. Küsmek yerine, duygunuzu bağırıp çağırmadan da, sakince karşıdakine ifade etmeyi deneyin. İlk denemeler başarısız da olsa yılmadan devam edin, başardığınızı fark edeceksiniz.
  7. Çok sık küsüyorsanız, ÇOCUK EGOSUYLA hayatın merkezinde olmaya çalışıyor, ilgi ve sevgiyi küserek elde etmeye çalışıyor olabilirsiniz. Toplumsal ilişkilerde küsmek, uygunsuz ve doğru da değil. YETİŞKİN EGOSUNDA olmaya çalışın.
  8. Herkesi, herşeyi olduğu gibi kabul etmeyi deneyin. Kabule geçmek, sizi özgürleştirir.
  9. Duygu ve düşüncelerinizi rahatlıkla ifade ettiğinizde siz de rahatlayacaksınız. Belki karşınızdaki kişi sizin kırılma nedeninizin bile farkında olmadan o davranışı yaptı.
    Bilemezsiniz. Bunu ancak karşılıklı konuşarak anlayabilirsiniz.
  10. Kendinizi ve insanları özgür bırakmayı, esnek olmayı ve akışa bırakmayı deneyin.
  11. İnsanları yönetme isteğiniz ve kontrolcülüğünüz varsa bundan vazgeçmeyi deneyin. Kendinize şunu sorun :
    ” İnsanları kontrol etmesem, yönetmesem en kötü ne olur? “
    Yönetiliyorsanız, uygun bir şekilde tepkinizi ortaya koyun.
  12. Aklınızda olsun. Karşınızdaki insana, onun fikirlerine, düşüncelerine, konuşmalarına saygılı davranmanız iletişiminizde büyük fayda sağlar.
  13. Agresif, her tavrınız, aranızda kin, nefret duygunuzu artırır. Yakınlaşmak isteyen insanı kendinizden uzaklaştırır ve yalnızlığa itilirsiniz.

O sizden nasıl bir davranış bekliyor? Düşünün. Onun konuşmalarına ve kendi konuşmalarınıza odaklanın. Olay ya da esas durum ne?
Bu sorunu nasıl çözebilirsiniz?

  1. Empati yapmayı deneyin.
    Hiç güleryüzlü tatlı dilli olduğunuz bir anınız oldu mu?
    “Hiç olmadı” diyemezsiniz doğru mu?
    Kendinize şunu sorun: “O kişiye karşı güleryüz ve tatlı dilli olsam en kötü ne olur?”
  2. Siz küsmüyorsunuz ama eşiniz ya da sevdiklerinizden biri küsüyorsa; aranızda bir iletişim sorunu var demektir. Önce onu doğru dinlediğinizden, doğru anladığınızdan, doğru davrandığınızdan, konuşurken doğru dil kullandığınızdan emin olmaya çalışın. Yukarıdakilere sizin de dikkat etmenizi öneririm.

Bu yazımı okuduktan sonra davranış değiştirmenize rağmen kendinizde ya da sevdiğiniz insanda küsme davranışı devam ediyorsa, alışkanlığınızdan nasıl vazgeçeceğinizi bilemiyor ve iletişimde sorunlar yaşıyorsanız; bir uzmandan destek alabilirsiniz.

Sevgiyle kalın.

Ayşegül Özkonak