EŞİM KANKASIYLA GÖRÜŞEBİLİR /Mİ?

Sosyolojik Soru

  1. Eşinizin karşı cinsten bir kankası olabilir mi?
  2. Buna izin verir misiniz?
  3. Onunla (sizden izinli ya da izinsiz) bir yerlerde buluşabilir, sohbet edebilir, başbaşa bir yerlerde yemek yiyebilir mi?
  4. Onunla mesajlaşıp, geyik muhabbeti yapabilir mi?
  5. Siz bu durumu nasıl karşılarsınız?

Not: Şu an bekar olmanız önemli değil. Evli olsaydınız bu konuda ne düşünürdünüz?
Sosyolojik bir sorudur.

Gelelim cevaplara.

Bu yazıyı; uzun zaman önce bana aldatılma nedeniyle başvuran bir danışanımın sözleri üzerine; farkındalık olması amacıyla yazdım.

Size sorduğum bu sorular da, onun sözlerine ait.

“Hocam dün gece eşimin mesajlarını okudum; kankasıyla beni aldattığını fark ettim.

Tamam. Eşimin karşı cinsten bir kankası olabilir.
Buna izin veririm.
Haberim olsun olmasın; onunla bir yerlerde buluşabilir, geyik muhabbeti ile mesajlaşabilir, sohbet edebilir, başbaşa bir yerlerde yemek yiyebilir.

Bunların hepsini normal karşılıyorum.

Normal karşılayacağımı da en başta söyledim, çok güvendim ona; ama bunu yapmamalıydı.
Tüm bunlara izin vermeme rağmen beni aldatmamalıydı.
Çok üzgünüm hocam. Şimdi ne yapacağım ben?! “

Bu durumu yaşayanlara;

Aldatan eşe cevap:

Bekarken bir ” kankan” olabilir. Bekarken hareketlerinde özgürsündür.
Bununla birlikte, evlendiğinde bekarken yaptığın pek çok şeyi, evliyken yapmamalısın.
Evliysen, “karşı cinsten kankan” olmamalı. Evlendikten sonra sınırı korumalısın.
İşyerinde iş arkadaşın olması ve sosyalleşmen son derece normal ve ilişkin; işyerinde kalmalı.

Evlilik sorumluluk almak demektir.

Evliliğin sorumluluğunu kaldıramıyor musun?
Büyümemiş, olgunlaşmamış mı hissediyorsun kendini?
Eşinle evlenmenin nedeni neydi?
Aldatmanın nedeni neydi?
Eşinde neyi aradın da bulamadın?
Kankanda hangi eksikliği tamamladığına inanıyorsun?
Kendindeki eksiklik neydi?
Kök ailende eksik olan neydi?
Çocukluğunda alman gereken o sevgi ve ilgiyi anne babandan alamadın ve duygusal açlık mı çekiyorsun?
O duygusal açlığı eşinde doyurmak için sen nasıl davranmalısın, eşin nasıl davranmalı?

Evlendiğinde; sorunlarını da, mutluluğunu da, özelini de, her şeyi; eşinle paylaşabilmelisin. Elbette ki arkadaşların olacaktır. Bununla birlikte, arkadaşlarınla paylaştıkların dozunda ve sınırında kalmalıdır. “Ben eşimle hiçbir şey paylaşamıyorum. Kankamla daha iyi paylaşıyorum” Diyorsan; özelini, her şeyini kankanla paylaşıyorsan, eşinle paylaşabileceğin bir şey kalmıyorsa; burada bir dengesizlik, uyumsuzluk ve bir sorun var demektir.

Bu konuda mutlaka bireysel ve eşinle birlikte bir destek almanızda fayda var.

Aldatılan eş gibi düşünenlere cevap:

Evlenmeden önce, en başta bu davranışların yanlış olduğunu belirtmelisiniz/belirtmeliydiniz.
“Sen beni kıskanıyorsun” diyorsa, şunu bilin; her insan kıskanabilir. (Hastalık derecesinde kıskançlıktan bahsetmiyorum).
Çünkü kıskançlık, insanın yaradılışında (fıtratında) vardır. İnsan sahiplenme duygusu olmadan alanını koruyamaz.
Nasıl ki, hücrelerimizin, bedenimizin, evlerimizin, ülkelerin bir sınırı varsa; ailemizin de bir sınırı olmalı. “Ben modernim, eşime güveniyorum” diyorsanız, güven elbette olmalı ama sınır ve dengeyle birlikte…Yine de bu yaşam sizin. İstediğiniz inanca sahip olabilirsiniz.

Danışman olarak benim fikrim; eğer bir aile kuruluyorsa, çiftler evlendikten sonraki her davranışlarına dikkat etmeli.
Aksi halde, aldatmalar artacak; boşanmalar, mutsuz çocuklar, kırılıp dökülen hayatlar, yerle bir olan hayaller; çocukların ve aldatılan eşin zihninde; hayata, insanlara güvensizlik, kaygılar, endişeler, kaybetme korkuları artmaya devam edecektir.

Hareket ve davranışlarına dikkat edildiğinde ise; o yuvada güven olacaktır. Güven ailenin temelidir. Güven arttıkça; sevgi, saygı, muhabbet, mutluluk, huzur artacaktır. Bu mutluluk ve huzur da; ailelerden dalga dalga tüm topluma yansıyacaktır.

Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak