DUYGUSAL ŞİDDET ve YAPMAMIZ GEREKENLER

Duygusal şiddet, hangi tür ilişki olursa olsun, şiddete uğrayan bireyin kendine olan inancının düşmesine neden olur.

Eşiniz ya da partneriniz sizin
her sözünüzü, davranışınızı, seçimlerinizi küçümsüyor, sizi suçluyor, eleştiriyor, kınıyor, aşağılıyorsa; ya da utandırıyor, mahçup ediyor, alay ediyor, rezil olmanıza neden oluyorsa, ya da aşırı öfkeliyse, hakaret ediyor, küfrediyorsa, lakap takıyorsa, tehdit ediyor ve cezalandırıyorsa, yalan söylüyor, manipule ediyorsa,
tahakküm altına alıyor, kontrol ediyor, kendinizi kapana kısılmış gibi hissettiriyorsa; duygusal şiddet uyguluyor demektir.

Sürekli duygusal şiddete maruz kalan kişide kaygı, travma sonrası stres bozukluğu, uykusuzluk, depresyon gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

Olayın içinde olduğunuz için duygusal şiddeti kolaylıkla fark etmeyebilirsiniz. Aşağıda yazdığım örneklerle, bunu daha iyi fark edebilirsiniz.

  1. Yakın ya da uzak çevrenizdeki insanların yanında sizi aşağılar mı ve düşünce ya da davranışlarınızla alay eder mi?
  2. Sevgi, ilgi, şefkat isteğinizi karşılamıyor mu? Sizi ihmal eder mi?
  3. Bu davranışından rahatsız olduğunuzu söylemeye çalıştığınızda “sen de çok alıngansın, sulu gözsün” der mi?
  4. Her davranışınızı, konuşmanızı eleştirir, düzeltmeye çalışır; eğer bir işte çalışıyorsanız, işinizi bile kontrol etmeye çalışır ve sizin kendinizi yetersiz hissetmenize neden olur mu?
  5. Bir yerden alışveriş yapmak istediğinizde “ne diye aldın, gerek var mıydı? ” diye sorgular mı, engel olur mu; ya da satın aldığınız bir şeyi “olmamış, ne zevksizsin, bu alınmaz! ” diye değiştirtir mi? Sizi kontrol eder ve para harcamanıza karışır mı?
  6. Kendinizi geliştirmek istediğinizde alay eder mi, hayallerinizi ve küçücük başarılarınızı takdir etmek yerine, sizi sürekli aşağılar ve küçümser mi?
  7. Bir konuda sizi haksız duruma düşürüp, kendi haklılığını size dikte eder mi? Kabul edilmediğinde öfke duyar mı?
  8. Yaptığı hatadan dolayı üzüldüğünüzde çok zor özür dileyip, “ama sen de bunu yapmıştın” diye sizi suçlar mı ya da sık sık özür dileyip aynı hataları tekrar tekrar yapar mı?
  9. Bireysel sınırlarınızı ihlal ediyor mu? Kendi ailesi, kendi isteklerini ön plana alıyor ve sizinkileri önemsemiyor mu?
  10. Eleştirel ebeveyn davranışıyla, size yol gösterme bahanesiyle; “senin/bizim yaşadıklarımızın asıl nedeni yine sensin” imasıyla sizi sık sık suçluyor mu?
  11. Üzüldüğünüzü söylemek, duygunuzu ifade etmek istediğiniz bir anda laf karıştırır mı? Duygularınızı umursamaz ve önemsemez mi, sizinkileri ötelerken, başkalarının duygularını daha iyi anlar mı? Kendinizi ikinci plana atılmış hisseder misiniz?
    Sizin duygularınızı, düşüncelerinizi, önerilerinizi, ihtiyaçlarınızı önemsemez mi? Kendinizi kötü hissetmenize neden olur mu?
  12. Sık sık küser mi?
  13. Sorunları çözmek için bir adım atmak yerine, sizi suçlayarak sık sık; “ayrılalım/tamam hadi madem boşanalım! ” diye tehdit eder mi?
  14. Sizi yönetmek, kontrol etmek için, cinsel ilişkiden mahrum bırakarak sizi cezalandırır mı?
  15. Özelinizi, sırrınızı anlattıysanız bunu çevrenizdekilerle paylaşır mı?
  16. Kök ailesine bağımlı olup, sizi dışlıyor, öteliyor hissine mi kapılıyorsunuz?
  17. Sizi o kadar değersizleştirip, “Bana kul köle olmalısın. Benden daha iyisini bulamazsın. Benim kadrimi bil.” mesajı verir ve kendinizi suçlu ve nankör hissetmenize neden olur mu?
  18. Gitmek istediğiniz yerler konusunda mutlaka ona danışmak zorunda kalır mısınız? Gitseniz bile, sık sık mesajla sorup” Yanında kim var? Konum at. Resim at. Görüntü ver” diye sizi sürekli kontrol etmeye mi çalışır? Tepki gösterdiğinizde; “Seni seviyorum. Kaybetmekten korkuyorum” der mi?
  19. Ona güven duymaz mısınız? O size güven duymaz mı?
  20. Onunla birlikteyken; yargılanacağınızı kınanacağınızı, suçlanacağınızı, eleştirileceğinizi düşünüp; konuşmaya çekinir misiniz?

DUYGUSAL ŞİDDETE KARŞI NE YAPMALIYIZ?

  1. Her davranışınızı, konuşmanızı eleştiriyor, kontrol ediyor, düzeltmeye çalışıyorsa; sınırını bilmesi gerektiğini hatırlatın.
  2. Eğer sizi sosyal ortamdan ayırıyorsa, sizin üstünüzde bir baskı kurmaya çalışıyor, ‘onunla görüşme, bununla görüşme, o sana kötülük yapıyor’ diyorsa; önce düşünün. Engel koyduğu insanlar size gerçekten zarar mı veriyor? Ailenizle ya da arkadaşlarınızla görüşmenizi engellemeye çalışıyorsa;
    aileniz ve arkadaşlarınız sizin iyiliğinizi istiyor ve siz de onlara güveniyorsanız; kesin ve net şunu söyleyin. “Benim kararlarıma karışmaktan uzak dur.”
  3. Sizi bulunduğunuz ortamlarda rencide ediyor, utandırıyor, mahcup ediyorsa; siz de elaleme rezil olmamak için sessiz kalıyorsanız, kararlı bir şekilde tepkinizi ortaya koyun.
  4. Ekonomik özgürlüğünüzü kısıtlıyorsa; az miktarda verdiği paranın hesabını yapıyorsa; yine kararlı ve net bir şekilde bu davranışı yapmaya hakkı olmadığını belirtin.
  5. Kendinizi geliştirmenize, eğitim ya da kurslar almanızı, engelliyorsa; çalışıyorsanız işe gitmenize mani oluyorsa; yüksek lisans yapacaksanız “ne gerek var, otur evinde” diyorsa;
    kendisine bağımlı olmanızı istiyordur.
    Kararlı bir şekilde yolunuza devam edin. Hayallerinizin peşinden gidin.
  6. Duygularınızı düşüncelerinizi öfkeliyken değil; ikiniz de sakinken ifade etmelisiniz.

Duygusal şiddete maruz kalmak; öz saygınızı, özgüveninizi, özdeğerinizi fark ettirmeden düşüreceği için; önlem almalısınız. Öncelikle yüreğinizdeki, ruhunuzdaki, zihninizdeki bu yaraları tamir edip, kendinizi iyileştirmelisiniz.

Şimdi düşünün…

Çocukluğunuzdan bu yana buna benzer ilişkilere maruz kaldınız mı?
Sevginin bu şekilde alınacağına mı inanıyorsunuz?
Yoksa sadece şimdiki ilişkiniz mi bu şekilde?
Bu duruma gelmek, sizin olanlara sessiz kalmanızdan kaynaklanmış olabilir mi?
Yıllarınızı verdiğiniz bu ilişkinin; en önemlisi kendi yaralarınızın tamiri için; ilişkinizin telafisi ve iletişiminizin daha iyi olması için neler yapmalısınız?

Bununla birlikte, sizin bu insanı seçmiş olmanız ve onun kurtarıcısı durumuna gelmiş olmanızın nedenini de sorgulayın.

Bekarsanız ve size hep bu özellikte partner geliyorsa kendinize şunu sorun; ‘Bu özellikteki insanları hayatıma çekmemin nedeni ne?

Onun bu tavırları hayatımdaki hangi insana benziyor? Anneme mi, babama mı, eski sevgilime mi? ‘

Evliyseniz de sorulara devam edin.

Bu kişi ile beraber olmak bana ne kazandırıyor?

Bu kişi ile beraber olmak bana ne kaybettiriyor?

Bana psikolojik şiddet uygulayan bu insan, hangi yönümü bana gösteriyor?

Çok mu çekingenim?
Çok mu sessizim?
Ezik mi davranıyorum?
Sesimi çıkaramıyor muyum?
Hakkımı arayamıyor muyum?
Bu özelliklerimi nasıl değiştirebilirim?
“Hayır” diyemiyor muyum?
Kararsız mıyım?

Ben bu ilişkide hangi ihtiyacımı karşılıyorum?

Bu davranışa izin vermemin nedeni ne?

Bireysel sınırımı bilemiyor muyum, sınırımı nasıl çizebilirim?

Öncelikle kendinizi değersiz, yetersiz, özgüvensiz hissediyorsanız, “hayır” diyemiyorsanız bu konularda destek almalısınız.

Onu değiştirmekten vazgeçin. Çünkü değiştiremezsiniz.
Şunu bilin. Sorunun tümü sizin değil. Çocukken ezilerek, her şekildeki şiddetle büyüyen kişi; size bunları yaşatıyor.
Onun da bir destek almasını sağlayın.

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı