Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim

Tag: ilgi

Sevgi , İlgi İyileştirir (2)

Sevgi , İlgi İyileştirir (2)
Beni yoğun bakımdan kliniğe aldılar.İlk hastanenin servisinde çekilen tomoğrafide beyin kanaması ve kafatasımda kırık olduğu raporu verilmiş.Beynim sancıyor,başım dönüyor…Serumlarıma hep ağrı kesici katıyorlardı.Sabahları yanında birkaç stajyerle kontrole gelen Dr.’a durumumun gidişatıyla ilgili soru sormaya çalışıyorum.Agresif.Asık suratlı.Yüzüme bile bakmıyor.Evrak imzalamakla meşgul.Eşim, oğlum soruyor,konuşturmuyor bile.
‘Benim uğraşacak birsürü hastam var,beni meşgul etmeyin.Burda çekilen tomoğrafiye göre Beyin kanamanız falan yok.Sizi çıkaracağız’diyor.
‘Tamam hocam kanamanın olmadığına sevindim ama benim beynim neden sancıyor,başım neden şiddetli dönüyor?’diyorum.
Bana dönüyor ve ‘Sizin durumunuz psikolojik.Çok istiyorsanız bir beyin cerrahına gidin.’diyor.(Üstelik sonradan öğreniyorum ki beyin cerrahı konsültasyonu istemesi gerekiyormuş)…O sıra oğlum ve eşim evrakları alıp hızla çıktılar.Beyin cerrahına durumu izah etmişler.Tekrar tomoğrafi çekildi.Sonuç:Beyin kanaması ve kafatasında küçük kırık.Taburcu edilmesin denmiş.
Herkesi mutlu etmeye çalışan,moral veren ben, bunu öğrenince ağlamaya başladım.Duygu birikimi oluşmuştu.Doktorun agresifliği,sağlığımla ilgili sorularımıza düzgün,net bir cevap vermek istememesi,sonumu merak etmem,,ilgisizlik,acılarım,,kendimi çaresiz,korunmaya muhtaç hissetmemdi belki de ağlamama neden olan.Kontrole gelen o doktorun yanındaki başka doktor :
‘Neden ağlıyorsun?’diye sordu.
‘Ben başkalarına yaşam koçluğu yaparken,kendime yapamıyorum’dedim.
Geldi,elimi tuttu,gözlerime bakarak:
‘Sen bırak elaleme yaşam koçluğu yapmayı.Kendine yap yaşam koçluğunu.Sen iyileşeceksin.Ben yanındayım.Seni kontrole yine geleceğim.Tamam mı?’
Ağlamam kesildi.Kendimi daha güvende hissettim.Eski Ayşegül oldum.
‘Tamam’dedim.
‘Adınız nedir?’
‘Dr.Fırat’
‘Çok memnun oldum.Fırat Hocam.Sizin gibi mesleğini seven,hastasına önem veren,değerli doktorlarımız hep olsun.İyi ki varsınız’.Dedim.
Aynı hastanede,aynı hastaya uygulanan 2 farklı tutum!
Diğer doktora göre belki benim travmam ,travma yaşayan başka hastalara kıyasla daha hafifti.Bununla beraber, benim için hiç de basit değildi.
O zamanlar şunu düşündüm.Benim yerime bilinçsiz başka bir hasta olsaydı.Taburcu edildikten sonra bilmeden baş ağrısı için aspirin kullansa kanama artsa ve hayatını kaybetseydi.(Aşırı ağrı kesici de kanamayı artırıyormuş, bunu da orda öğrendim).
Mutlaka o doktor da insan.Onun da özel sıkıntıları vardır.Nöbetleri ağır geliyordur.Hastaların dertleri de eklenince zor dönemler yaşıyordur…
Bununla birlikte özel sorunları için yardım alabilir.
Daha sağduyulu olabilir.
Hastaların gözüne bakabilir,
beden dilini iyi kullanabilir.
Gülümseyebilir.Gülümseyince Seratonin hormonu salgılanır ve o gün,tüm günü daha iyi geçer.
Olumsuz şartlara daha dayanıklı olur.
Doktorlarımızın ,hemşirelerimizin,hastabakıcılarımızın işi çok zor.Farkındayım.Hepsine kolaylıklar başarılar diliyorum.Fakat şunu da bilmeliyiz.
1.Hasta insan,sevgi ve ilgiyle daha çabuk iyileşir.
2.Bir tatlı söz, güler yüz,dokunuş, o insana pozitif enerji verir,ölecek denen hastayı bile yaşatır.Bunun pek çok örneği var,bu örnekleri yaşayan doktorlarımız da…Sevgiyle kalın

Sevgi , İlgi İyileştirir (1)

Sevgi , İlgi İyileştirir (1)
26 Ağustos 2016 Evden çıktım, bir büfeden ekmek almak üzere karşıdan karşıya geçecekken yaya geçidinde bir kazaya tanık oldum.Kaza mahalinde birikmiş insanları görünce aralarında yaralı vardır diye müdahele etmek istedim.(Aynı zamanda ilkyardım eğitmeniyim).Sadece maddi hasarlı bir kaza olduğunu farkedince yoluma devam etmek istedim.Araçlar yaya geçidini tamamen kapadığı için,birkaç adım aşağıdan geçmek istedim.Kırmızı ışık araçlara yanıyordu.Herşey normaldi.Fakat orta refüje 3 adım kala hızla gelen bir araç farkettim.Gerisini hatırlamıyorum.Bir ara ayıldım, bana bir ilkyardımcı genç müdahele ediyordu.(Ben birilerine yardım edeyim derken,başka bir ilkyardımcı bana yardımcı oldu. İlkyardımı herkes öğrenmeli derim, yıllardır).Adını vermek istemediğim hastanede 5 saat beni acilde bekletmişler.Yoğun bakımı dolu diye…Oradan, başka bir hastanenin yoğun bakımına( ki orası da dolu olduğu için )sedye ile almışlar.Yoğun bakımda bir ara gözlerimi açıyorum.Kendi kendime ‘Uyumamam gerek.Beyin travması yaşayan 24 saat uyumamalı’Diyorum.Fakat yine kapanıyor gözlerim.Gözlerimi açtığım bir ara dolaşan hemşireye benimle ilgilenmesini söylediğimde:
‘Ben sizi takip ediyorum’ dedi.Ama hiç uyandırdığı yok…Kendime geldim.Etrafa bakmaya başladım.Dört duvar;tavan,pencere yok.8 hasta yatıyoruz yataklarda.Benden başka hepsi uykuda…
Hemşirenin biri, bir hasta ötemdeki 68 yaşlarında başka bir hastaya :
‘Sana onu çıkarmayacağız diye kaç kez söyledim,hala anlamıyorsun!’diye 2 kez bağırdığını duydum.
Hasta mızırdanıyor,inliyordu.Dayanamadım.Sesim fazla çıkmadığından aynı zamanda hemşire de rencide olmasın diye hemşireye el ettim.Yanıma geldi.Ondan Bir şey istediğimi sandı.
‘Ben yaşam koçuyum.Hastalarınıza bu şekilde bağırmayın.Eğer bağırırsanız hem iyileşemezler,hem de sizin gününüz kötü geçer.Ama gülümserseniz tatlı dil gösterirseniz hem daha çabuk iyileşirler,hem de sizin iş gününüz güzel geçer’dedim.
Ses çıkarmadan yanımdan ayrıldı…
Uzaklaşırken :
‘Yaşayan bilir, bize ne hastalar geliyor,hep onlarla uğraşıyoruz.Siz biliyor musunuz ne hastalarla uğraştığımızı?’diye yüksek sesle söylendi.
‘Haklısınız işiniz çok zor,Allah kolaylık versin’dedim yavaşça.
Fakat biraz sonra aynı hemşire mızırdanan aynı hastaya yumuşak bir sesle:’Canım, ben senin iyiliğin için söylüyorum.Çıkartırsak(Burnundaki hava hortumundan bahsediyor)senin için sakıncası var.’
Tekrar el ettim.Yatağımın yanına geldi.
‘Size çok teşekkür ederim.Çok güzel davrandınız’dedim.
‘Ama deminkini beğenmediniz’diye cevap verdi.
‘Beğenmemek değil’dedim.
‘Sadece sizin ve hastanın iyiliği için söyledim.’
O gün hemşire hep gülümsedi.Hasta da mızırdanmadı,inlemedi.
Hastalara sevgiyle ve açıklama yaparak yaklaşırsanız sizin için de hayat daha kolay geçer.O hemşireye tekrar teşekkür ediyorum.Yanlışını düzelttiği için…Sevgilerimi gönderiyorum.

Bugün Farklı Ne Öğrendin?

Bugün Farklı Ne Öğrendin?
Yıllar önce ben ortaokula, ablam liseye giderken;okuldan geldiğimizde annem bize ‘ Gününüz nasıl geçti? Bugün ne öğrendiniz yavrum?’ diye sorar,biz de heyecanla o gün dikkatimizi çeken bir dersin konusunu aklımızda kaldığınca anlatırdık.Ve farkında olmadan o öğrendiğimiz konuyu tekrar etmiş olurduk.Hatta annem İngilizce kelimeleri,cümleleri ablamla birlikte tekrar ederdi.Öğrenmeyi ve öğretmeyi sanırım bu yüzden ÇOK seviyorum…Annem ilkokul mezunu bir kadındır.Anneannem ,dayımın tüm ısrarlarına rağmen annemi okula göndermek istememiş’O benim tek kızım,körün bir değneği (bu arada rahmetli çok da iyi görürdü).diyerek engel olmuş.Annem üniversite okumamış ama ailede tam bir psikolog gibidir.Bir çocuğa nasıl davranılır,toplum içinde nasıl rencide edilmez.Hatası varsa ,kızmadan bağırmadan ,eleştirip dövmeden,küçük düşürmeden nasıl kenara çekip konuşulur?..Bir çocuk nasıl eğitilir?…Fazla şımartmadan,fazla sıkmadan,baskı uygulamadan…Konuşarak…
Bir insan nasıl dinlenir?…Bir insanın gözüne bakarak gerçek anlamda dinlemeyi ben annemden öğrendim.Ben annemin bizi yetiştirirkenki davranışının öneminin farkında değildim.Ta ki Öğretmen olup, 1986’da Leo Buscaqlia’nın bir kitabını okuyana kadar.O da kitabının başında babasının kendisine ‘ Leo bugün farklı ne öğrendin?’diye sorduğunu yazmıştı…Ben de oğlumu yetiştirirken annemi taklit etmişim.Eğitimci olduğumda da öğrencilerime uygulamışım.Yani bende bu öğreti ,davranışa dönüşmüş.Eskiden velilerime şimdi de çocuklarına öğrenci koçluğu yaptığım anne babalara söylediğim birşey var: Çocuklarınız okuldan eve geldiklerinde onlara ‘ Gününüz nasıl geçti?Bugün farklı neler öğrendiniz?’diye sorun.Öğrenmek için can atacaklardır…

Ayşegül Özkonak