Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim

Tag: Anne baba çocuk

Çocuklarınızı Aracı, Tanık, Yargıç Yapmayın

Çocuklarınızı aracı,tanık, yargıç yapmayın.
Sevgili anne babalar, çocuklarınızın sorunlu birey olmalarını, evliliklere şüpheli yaklaşmalarını, güvensiz, asosyal olmalarını istiyor musunuz? O halde eşinizi çocuklarınıza kötüleyin. Eşinizin arkasından atın. Çocuklarınızı eşinize karşı aracı, tanık ya da yargıç durumuna sokun…
Yok öyle olmasınlar diyorsanız, tersi davranın.
Evliliğinizde sorun varsa bunun çözümünü çocuklara anlatmakta değil, uzmanında arayın.
Sevgiyle kalın.

Bugün Farklı Ne Öğrendin?

Bugün Farklı Ne Öğrendin?
Yıllar önce ben ortaokula, ablam liseye giderken;okuldan geldiğimizde annem bize ‘ Gününüz nasıl geçti? Bugün ne öğrendiniz yavrum?’ diye sorar,biz de heyecanla o gün dikkatimizi çeken bir dersin konusunu aklımızda kaldığınca anlatırdık.Ve farkında olmadan o öğrendiğimiz konuyu tekrar etmiş olurduk.Hatta annem İngilizce kelimeleri,cümleleri ablamla birlikte tekrar ederdi.Öğrenmeyi ve öğretmeyi sanırım bu yüzden ÇOK seviyorum…Annem ilkokul mezunu bir kadındır.Anneannem ,dayımın tüm ısrarlarına rağmen annemi okula göndermek istememiş’O benim tek kızım,körün bir değneği (bu arada rahmetli çok da iyi görürdü).diyerek engel olmuş.Annem üniversite okumamış ama ailede tam bir psikolog gibidir.Bir çocuğa nasıl davranılır,toplum içinde nasıl rencide edilmez.Hatası varsa ,kızmadan bağırmadan ,eleştirip dövmeden,küçük düşürmeden nasıl kenara çekip konuşulur?..Bir çocuk nasıl eğitilir?…Fazla şımartmadan,fazla sıkmadan,baskı uygulamadan…Konuşarak…
Bir insan nasıl dinlenir?…Bir insanın gözüne bakarak gerçek anlamda dinlemeyi ben annemden öğrendim.Ben annemin bizi yetiştirirkenki davranışının öneminin farkında değildim.Ta ki Öğretmen olup, 1986’da Leo Buscaqlia’nın bir kitabını okuyana kadar.O da kitabının başında babasının kendisine ‘ Leo bugün farklı ne öğrendin?’diye sorduğunu yazmıştı…Ben de oğlumu yetiştirirken annemi taklit etmişim.Eğitimci olduğumda da öğrencilerime uygulamışım.Yani bende bu öğreti ,davranışa dönüşmüş.Eskiden velilerime şimdi de çocuklarına öğrenci koçluğu yaptığım anne babalara söylediğim birşey var: Çocuklarınız okuldan eve geldiklerinde onlara ‘ Gününüz nasıl geçti?Bugün farklı neler öğrendiniz?’diye sorun.Öğrenmek için can atacaklardır…

Eşinizden Boşandıysanız

EŞİNİZDEN BOŞANDIYSANIZ
Eşinizden boşandınız ve çocuklarınız varsa,çocuklarınıza anne ya da babasını asla kötülemeyin.En büyük zararı evlatlarınıza yaparsınız.Şu an öfkeli olabilirsiniz.Bekleyin…Öfkeniz bir müddet sonra geçecek…Yaralarınız kabuk bağlayacak…Ancak anne ya da babası hakkında söylenmiş sözler çocukta olumsuz iz bırakacak.Çocuklarınıza şöyle söyleyin’Bazen anne babalar anlaşamayabilir.Biz de o anlaşamayan ailelerdeniz.Ama yavrum biz boşansak da sen bizim evladımızsın. Bizim bir parçamızsın.Her zaman yanında olacağız bunu bil.’
Eski eşinize karşı çocuklarınzı bir koz olarak kullanmaktan da vazgeçin.Çocukların herşeyden önce anne ya da babalarını görmeye hakları var.Bu onların ruhsal ihtiyacını karşılar,güvende oldukları hissini uyandırır.Ebeveynleri boşanmış da olsa onlar tarafından hala sevildikleri inancını geliştirir..Buradan aneanne , babanne ve dedelere de sesleniyorum.Eğer torunlarınızı seviyorsanız ;böyle bir durumda torunlarınızın yanında eski damat ya da gelininizi kötüleyecek sözlerden uzak durun. Olayı sadece gözlemleyin ve desteğinizi tam olarak gösterin.Sevginizi verin.Bununla birlikte asla şımartmayın.Anne baba rolüne de girmeyin.Onların ayrı da olsa anne babaları var.Sevgiyle kalın.

Çocuklarınızla Birlikte mi Uyuyorsunuz?

ÇOCUKLARINIZLA BİRLİKTE Mİ UYUYORSUNUZ?
Akşamları çocuklarıyla birlikte uyuyan var mı?Bu bir sorundur…Önce bunun sorun olduğunu kabul etmelisiniz. Anneler eşleri yokken ya da tek kaldıklarında çocuklarıyla yatma davranışı sergiliyorlar. Bazen de anne bebeğin gereksinimlerini daha kolay sağlamak için bebeği ile aynı yatağa giriyor. Onun kokusunu duymak istiyor.Sarılıp öpüyor. Çok seviyor. Sonrasında bu tutum bebek için bir alışkanlık haline gelebiliyor.
Bebekken ayrı yatma eğitimi verilmeyen çocuk ilerleyen yaşlarda anne ve/veya babayla birlikte yatmak istiyor. Çocuğun birlikte yatma istemesini kabul etme ya da reddetmeden önce bu davranışının altında yatan nedeni araştırmalıdır.
Çocuk neden huzursuz?. Yalnız başına yatmaktan dolayı korkmasının nedeni ne?. Bu nedenin ortadan kaldırılması için çaba gösterilmeli. Birlikte yatma davranışı, korkuyu gidermeyeceği gibi pekişmesine neden olacak; hatta çocuğun güven duygusu azalarak, kendisini bu anlamda daha güçsüz ve yetersiz hissetmesine yol açacaktır. Ebeveynleriyle birlikte yatma davranışı çocuğun kişilik gelişimine olumsuz etki eder, ailenin dengesini bozar; anne babanın ilişkilerinde sorunlar ortaya çıkmasına, cinsel sorunların doğmasına neden olabilir. Böyle bir durumla karşı karşıyaysanız bir uzmandan destek almanızı öneririm. Sevgiyle kalın…

Anneler Babalar ;Çocuklarınızı Severken Adaletli Olun

Anneler Babalar ; Çocuklarınızı Severken Adaletli Olun.
Yıl 1994 İzmir, Buca’da (adını vermemin doğru olmadığı) bir ilköğretim okulunda fen bilgisi öğretmenliği yapmaktayım.7/B sınıfında dersim var.Sınıfa her girdiğimde burun direğini düşürecek kadar bir idrar kokusu duyuyorum. Tuvalet yaparken dikkatsiz olabileceklerini veya kişisel temizliği bilemediklerini düşünerek öğrencilere bu konularda bazen konuşmalar yapıyorum. Her ne hikmetse koku bir türlü geçmiyor. Birgün veli toplantısı yapıyoruz.(Ben her veli toplantılarında sınıflarda ,öğrencilerin notlarını söylemeden önce; anne-baba- çocuk ilişkisi üzerine konuşmalar yapardım. Çocuklarımıza nasıl davranırsak ilişkilerimiz daha iyi olur? Sorusu sorarak bu konularında bilgi aktarırdım. Çocukta görülen hırsızlık, agresif davranışlar, tırnak kemirme, altına ıslatma, başarısızlık, kıskançlık,başını duvara vurma,depresif ruh hali gibi olumsuz davranışların altında mutlaka başka sebeplerin olduğunu belirtirdim. Velilerime; Haluk Yavuzer,Doğan Cüceloğlu,Atalay Yörükoğlu gibi hocalarımın kitaplarını okumalarını tavsiye eder,isim belirtmeden ,öğrenci davranışlarından örnekler verirdim. Bu konuşmalarım uzun sürdüğünden,sırada bekleyen öğretmen arkadaşlarımdan zaman zaman serzenişler alırdım. İyi ki de öyle yaparmışım)…Toplantıdan ayrılırken velilerime’Benimle özel görüşmek isteyen varsa dışarıda bekliyorum’dedim ve çıktım.Arkamdan bir veli çıktı. Sınıfın en zeki, başarılı  öğrencimin annesi…

-Hocam görüşebilir miyiz?

-Tabii …dedim. Buyurun,sizi dinliyorum…

-Hocam ;İsmet her akşam altına yapıyor…Kocaman oldu artık,kucağıma alamıyorum.Kar- kış olunca yıkayamıyorum;o şekilde okula geliyor.Ne yapacağımı bilemiyorum…

(Ben anneye belli etmesem de, idrar kokusunun nereden kaynaklandığını keşfetmiş olmanın sevincini ;ayrıca da böyle başarılı öğrencimin bu durumunun şaşkınlığını yaşıyorum.)

Anneye dedim ki:
-Organik,yani belli bir rahatsızlığı mı var?
-Hayır Hocam.
-Peki hiç doktora götürdünüz mü?
-Hocam nasıl götürelim.Babamız işsiz…Fuarda çalışıyor yazları. Kışın; akraba ,eş dost yardım ediyorlar sağolsunlar, o şekilde geçinip gidiyoruz.
-Peki ne zamandır böyle altına yapıyor?
-10 yıldır…
-Yani altına yapması için bir sebep mi var; bir darbe mi aldı,düştü mü bir yerden?
-Yok hocam öyle bir şey yok.
-Peki on yıl önce farklı olan ne vardı?
-Kız kardeşi doğduğundan beri böyle.
-İlişkiniz nasıl?..Kızınızla ve İsmet’le?..
-Hocam ben kızımı çok seviyorum.O da bunu çekemiyor, kıskanıyor…
İşin özü ortaya çıktı.İsmet kardeşini kıskanıyor ve annesinden sevgi istiyor.İsmet’in bedeni’Anne beni de gör ben de varım ‘diye haykırıyor…Anne ise görmezlikten geliyor…Anneye dedim ki:
-Bu sorunun bitmesini istiyor musunuz?
-Tabii ki hocam istemez miyim.? Bıktım artık…Koca çocuk; çişe kaldırmaktan belim tutmaz oldu. Döşekler çiş kokuyor…
-O zaman oğlunuzu da sevin.
-Hocam ama ben kızımı çok seviyorum.(Ben oğlunu sev diyorum ,o hala kızımı çok seviyorum diyor)
-Tamam, sevebilirsiniz. Kızınızı sevmeyin demiyorum. Bundan sonra İsmet’in yanındayken onu sevmeyin. İsmet’le daha fazla ilgilenin.Onu çok sevdiğinizi söz ve davranışlarınızla belli edin.Sevginizi ,ilginizi eşit tutun…

Tek tek anneyle ne yapması gerektiğini konuştuk.

İsmet’i çağırdım.Ona da ne yapması gerektiğini, kaslarını nasıl egzersiz yaparak güçlendirebileceğini ; ne yiyip ne içmesi gerektiğini anlattım. Aslında çok zeki olduğunu sınavları kazanınca yatılı okula gidebileceğini ve oraya bu sorunu çözerek gittiğinde çok rahatlayacağını belirttim.(Yaklaşımcı motivasyona sahipti).

Belli bir süre geçti.Biz velimle kış sonu konuşmuştuk.Bahar geldi.Bir gün dersim bitti. Teneffüs zili çaldı, sınıftan çıkıyorum .Baktım o velim kapıda beni bekliyor.Elinde sarılı pembeli bir demet gül…Bahçeden toplandığı belli…Gülleri bana uzatırken dedi ki:
-Hocam Allah sizden razı olsun.Sayenizde oğlum artık altına yapmıyor.On yıldır çekiyordum.Çiş derdinden kurtuldum.
-Rica ederim.Sizden de razı olsun.Aranız şimdi nasıl? dedim.
-Çok iyi hocam.Sizin dediklerinizi uyguladım.Oğlum bana :’Anne ben seni çok seviyorum’ diyor.Ben de onu çok seviyorum.Ne dediyseniz yaptım.
-Çok sevindim.Sevgi ne kadar küçük bir kelime ;ancak etkisi işte bu kadar büyük . Dedim anneye.
O sırada ,İsmet koşarak geldi yanıma :
-Hocam ben artık altıma yapmıyorum.dedi.
-Gel .dedim.
-Sana bir sarılayım…Sen harika bir çocuksun…Senin başaramayacağın hiç bir şey yok.
O günden sonra anne, on yıl süren bir yükten kurtuldu.İsmet , ruhunun, bedeninin isyan edip haykırdığı, bununla birlikte kimsenin farketmediği o acı durumdan sevilmemekten,değersizlik duygusundan ve dolayısıyla altına yapmaktan; biz de o kokudan kurtulduk …Sonrasını bilmiyorum çünkü bizim tayinimiz Erzincan’a çıkmıştı. Ben umuyorum ki o zeki çocuk, bir yeri mutlaka kazandı….Her şeyden önemlisi de sevgi kazandı…
Az ya da hiç sevilmeyen çocuk kendine ve çevreye güvensiz ,başarısız,( burdaki çocuk altını ıslatarak kendini göstermeye çalışıyordu),gergin,gerginliğini olumsuz davranışlarla atmak isteyen,isyankar,suça meyilli,suçu başkasının üstüne atan,müzevir,şikayetçi,yalancı,gece altını ıslatan,saldırgan,öfkeli ,kendi canına kıyma davranışı gösteren,evden,okuldan kaçan,bilgisayar bağımlısı,depresyona sahip bir çocuk olabilir.
Sevgili anneler babalar ,çocuklarınızı severken lütfen adaletli olun; adaletsiz olursanız , değersizlik duygusu onlar yaşlansalar bile yüreklerinden asla çıkmaz…
Hep şunu hatırlayın. Sevginin başaramayacağı hiçbir şey yoktur…Sevgiyle kalın…NLP Eğitmeni Yaşam Aile Öğrenci Koçu Ayşegül Özkonak
NOT:Anılarda gerçek isimler kullanılmamıştır.

Ayşegül Özkonak