Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim

İÇSEL HUZUR İÇİN ARINMAK İSTER MİSİNİZ?

İÇSEL HUZUR İÇİN ARINMAK İSTER MİSİNİZ?
Hayatınızdaki birilerinin söz ve davranışları sizi; sizin söz ve davranışlarınız o birilerini rahatsız ediyor mu?

Bu davranışların kökeninde, temelde, bir duygu ya da his olduğunu bilin.

Sizdeki öfke duygusunun altında, hiç fark etmediğiniz başka duygular bulunabilir. Önce bu duyguların farkına varın ve kabul edin.

Karşılıklı öfke duygunuz oluşmadan çok daha önce; diyelim ki birileri hakkında olumsuz düşündünüz ve sözel olarak ya da içsel anlamda o kişiyi yargılayıp, eleştirdiniz. Kınadınız ya da suçladınız. Üzerinden zaman geçti ve siz tüm bu düşünce ve sözlerinizi unuttunuz. Ama evren unutmaz.
Bir süre sonra sizinle o kişinin arasında anlamlandıramadığınız bir gerginlik, bir huzursuzluk hisseder, bir çatışma yaşarsınız. Hatta belki, onun tarafından ya da onu destekleyenler tarafından dışlanırsınız, yalnız bırakılırsınız ve belki de; siz de bir şekilde
suçlanırsınız. ( Örnekler çoğaltılabilir.)
Ya da kınadığınız kişi her ne yaşamışsa, siz de aynısını ya da benzerini yaşarsınız. Ya da sizin nesliniz yaşar. Ve yine üzülürsünüz.
Çünkü daha evvelinde söz ya da davranışlarla, o kişinin karmasına (kaderine) girmiştiniz.

Nedeni ne olursa olsun eğer birisi bize karşı tepkisel davrandıysa, olumsuzluklar yaşıyorsak bilin ki; dışarıda hiçbir şey yok. Hepsi bizim içimizde.

Biz değişirsek, dünya da değişir.

Havai’de yaşayan Dr. Ihaleakala Hew Len; adli birimde
suç işleyen akıl hastalarıyla yıllarca uzman psikolog olarak çalışmıştır. Çalıştığı birimde akıl hastalarının olumsuz davranışlarıyla başedemeyince, uygulamada çözümsüz kalınca; onlara yerli bir şifacı olan Morrnah Nalamaku’ dan öğrendiği Ho’oponopono’yu uygular. Hastaların hepsinin sakinleştiğini, sorunların çözüldüğünü fark eder ve bir süre sonra onları taburcu eder. (Okumak isterseniz: Zero Limit
Joe Vitale tavsiye ederim. )
—-
Bugünden itibaren size öğreteceğim bu uygulamayı (Ho’oponopono’yu)
kendinize yapın ve siz de arının.

Bu uygulama için: Rahatsızlık duyduğunuz kişiyi hayalinizde karşınıza alın; gözler kapalı olsun, (kendinizin suçsuz; karşıdakinin suçlu ve hatalı olduğuna inansanız da) aşağıdaki sözleri gönlünüz yumuşayana kadar
söyleyin.

SENİ SEVİYORUM
ÖZÜR DİLERİM
LÜTFEN BENİ AFFET
TEŞEKKÜR EDERİM.

İçsel olarak arındığınızı, huzur, sakinlik ve dinginliğe ulaştığınızı ve sorunlu kişilerle aranızın da düzeldiğini fark edeceksiniz.

Sevgiyle kalın.
Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/
www.aysegulozkonak.com
aysegulozkonak@gmail.com
aysegulozkonak@hotmail.com
aysegulozkonak26@gmail.com

BEKLENTİ İÇİNDE MİSİNİZ?

BEKLENTİ İÇİNDE MİSİNİZ?

Beklentiye girmeden de mutlu olabilmenin mümkün, güvenilir, kolay olduğunu biliyor muyuz?

Not: Kendini sevdirmek için, başkasının ilgisine ihtiyaç duymak, muhtaçlık hissetmek, o ilgiyi alabilmek için kendinden aşırı derecede ödün vermek de bir sorundur.

Ya da tam tersi. Yakın çevresinden ( çocuğundan, anne babasından, kardeşinden, torunundan, yeğeninden, sevdiğinden, arkadaşından) onların gücünün ötesinde bir şeyler bekleyip; istediği şey olmadığında üzülmek, onları suçlamak, eleştirmek, kınamak, ayıplamak, küsmek, iletişimi kesmek de bir sorundur.

Kendini seven, sayan başkasına muhtaçlık hissetmez. Dengede bir ilgi varsa, bu alışveriş iki kişiyi tatmin ediyorsa; o ilişki işte o zaman muhteşem olur.

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633

ÇOCUKLARINIZLA BİRLİKTE Mİ UYUYORSUNUZ?

ÇOCUKLARINIZLA BİRLİKTE Mİ UYUYORSUNUZ?

Bazı anneler, eşleri il dışında çalışıyorsa, ya da eğer çocuğuyla tek başına yaşıyorlarsa, ya da eşi ile ayrı değil ama çocuğuna ya da çocuğu kendisine aşırı bağımlı ise; geceleri çocuklarıyla yatma davranışı sergileyebiliyorlar.
Bazen de anne bebeğin gereksinimlerini daha kolay sağlamak için bebeğini kendi yatağına alıyor. Sarılıp öperek, koklayarak, onun kokusunu içine çekerek uyumak istiyor.
Ancak çok masum görünen bu tutum; daha bebek belli bir yaşa gelmeden, bir alışkanlık haline gelebiliyor. Bebekken ayrı yatma eğitimi verilmeyen çocuk, ilerleyen yaşlarda anne ve/veya babayla birlikte yatmak istiyor. Ergenlik yaşına geldiği halde anne babanın yatağında yatmak isteyen çocuklar var. Çocuğun; bu davranışının altında yatan nedenin araştırması gerekir. Çocuk ayrı yatarken huzursuz olmasının nedeni nedir?
Yalnız başına yatmaktan dolayı korkmasının nedeni ne?
Bu nedenin ortadan kaldırılması için bir uzmandan destek alınmalıdır.

Çocukla Birlikte Yatmanın Sakıncaları Nedir?

Birlikte yatma davranışı, çocukta varsa eğer; korkuyu gidermeyeceği gibi, pekişmesine neden olacak; hatta çocuğun güven duygusu azalarak, kendisini bu anlamda daha güçsüz ve yetersiz hissetmesine yol açacaktır.
Ebeveynleriyle birlikte yatma davranışı çocuğun kişilik gelişimine olumsuz etki eder.
Ailenin dengesini bozar; anne babanın ilişkilerinde sorunlar ortaya çıkmasına, cinsel sorunların soğuklukların doğmasına neden olabilmektedir.
Böyle bir durumla karşı karşıyaysanız bir uzmandan destek almalısınız.

Sevgiyle kalın..

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633

www.aysegulozkonak.com
aysegulozkonak@gmail.com
aysegulozkonak@hotmail.com
aysegulozkonak26@gmail.com

BAŞARMAKLA İLGİLİ SORUN MU YAŞIYORSUN?

BAŞARMAKLA İLGİLİ SORUN MU YAŞIYORSUN?

NLP( Nöro Linguistik Programing) Beş duyu organımızla dışarıdan aldığımız mesajları hem kendi yararımıza hem başkalarının yararına kullanabilme sanatıdır.

NLP ‘ ye göre doğuştan getirdiğimiz potansiyelimiz sınırsızdır ve biz istersek bu potansiyeli ortaya çıkarabilecek güce sahibiz.

“Ben hiçbir şey yapamam.
Ben başarısız biriyim.
Ne yapsam elime yüzüme bulaştırıyorum.
Beceriksizin tekiyim…” Gibi. Gibi.

Böyle inançların varsa bu inançlarını sorgula:
Bu inançlar gerçekten sana mı ait, yoksa başkasına mı…? Annen, baban, öğretmenin ya da herhangi biri yıllar önce bu sözü sana söylemiş olabilir mi?

Bir şeyi ne kadar sık duyarsak, o söze o kadar çok inanmaya ve o şekilde davranmaya başlarız.

Kendine şunları sor;

1. Başarılı olmak istiyor muyum? /Başarmayı gerçekten istiyor muyum?
2. Başarılı olabileceğime inanıyor muyum?
3. Başarılı mıyım?
4. Başarımdan memnun olduğuma inanıyor muyum?
(Bu soruların cevabı inanç ve değerlerinle alakalıdır. )
5. Başarmama engel olanlar benimle alakalı neler var?
6. Bu engeli nasıl ortadan kaldırabilirim?
7. Nasıl başarabilirim?
8. Başarmak için şimdiye kadar neler yaptım?
9. Başarılı olmak için hangi kaynaklarım var?
10. Kimlerden destek bulabilirim?

Bu soruların cevabını bir kağıda yaz.
Başarmaya gerçekten istiyor musun…?

Rocky 6 filminde Rocky oğluna şöyle der: “Kendine inanmaya başlayana kadar kendine ait bir hayatın olmayacak.”

Neye inanırsak, öyle davranırız.

Öncelikle davranışlarının ve sözlerinin altında yatan kök inançları bul, o olumsuz inançları çıkar,
” Ben başarabilirim. Kazanabilirim. Sevdiğim işi/ mesleği yapabilirim” … Gibi gibi olumlu inanç ve hisleri yükle.

Eğer yapmayı, başarmayı istediğin şey, sana mutluluk veriyorsa, haz veriyorsa, onu hayal ederken/ yaparken zamanın geçtiğini fark etmiyorsan, o şey senin için doğruysa ve ona inanıyorsan o sevdiğin iş/uğraş; tam da sana göredir. O şey, tam da senin HEDEFİNDİR.

Aklında olsun.
Kazanmak için önce güçlü bir istek duymalısın.
O isteğin inanca dönüşmeli.
Doğru bir hedefin olmalı.

Bunların farkında olursan kimse seni tutamaz. Bir de bakarsın ki o çok istediğin HEDEFTESİN ve O MUHTEŞEM BAŞARI HEP seninle…

Sevgiyle kal…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633
www.aysegulozkonak.com
aysegulozkonak@gmail.com
aysegulozkonak@hotmail.com
aysegulozkonak26@gmail.com
#Nlp #okul #başarı #profesyonelkoç #eğitim #seminer #güzellik #huzur #ilişkiler #kadınlar #erkekler #evliliktesorunlar #evlilikteçözüm #ikiliilişkiler #flört #ruheşi #ekonomi #para #eşilişkileri #aile #yaşam #mutluluk #kişiselgelişim #Spirituel #Sağlık #iş #Öğrenci #Koçu #annebabaçocuk #dikkatdağınıklığı

KAYINVALİDE VE GELİN SORUNLARI BİTER Mİ?

KAYINVALİDE VE GELİN SORUNLARI BİTER Mİ?

Genç bir çift, erkeğin ailesine yakın oturuyor. Kayınvalide de her akşam onları yemeğe çağırıyormuş. Genç Bayan, sorun çıkmasın diye sesini de çıkaramıyor,
stres yaşıyor, mutsuz oluyor ve bu mutsuzluğu eşine yansıtıyormuş.

Kadının da erkeğin de algısını ve bakış açısını değiştirdik.

Şimdi daha mutlular. Genç bayan; “Eskiden kayınvalideme zorla, gerginlikler yaşayarak giderdim. Şimdi severek gidiyorum” Diyor.
… Bazı kayınvalideler iyi niyetle; evlatlarını her akşam yemek yemeye, pasta börek yemeye çağırabiliyor.

Bilmiyor ki gençler bu durumdan rahatsız oluyor; bu da evlilikleri olumsuz etkiliyor.

Aile mutluluğu ve huzuru için, ailesel sınırı bilmek önemli.
Anne baba ne kadar iyi niyetli olursa olsun; çocuklar evlendiğinde, her akşam birlikte olmayı istemek de; haftada bir birlikte olmayı istemek de doğru değil.
Onların da bir evleri var. Onlar da bir aile oldu ve sorumlulukları var. Saygıları, sevgileri, ilgileri, merhametleri, vicdanları olduğu sürece, o çocuklar yine sizin çocuğunuz.

Yeter ki, herkesin mutluluğu ve huzuru için sınırı ve dengeyi koruyalım.

Çiftlerin danışmanlığında küçük bir dokunuş ile, düşünceyi, inancı, algıyı değiştirince; aileler daha mutlu ve huzurlu olabiliyor.

Not : Danışandan izin alınmış ve adı soyadı gizlenerek paylaşım yapılmıştır.

Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633

BANA YALAN SÖYLÜYOR !

BANA YALAN SÖYLÜYOR !

Eşinize (partnerinize) ve çocuğunuza yapacağınız her öfkeli tavrınız, baskı kurmanız, yönlendirmeye çalışmanız, sürekli her davranışını kontrol etmeniz, eleştirmeniz, kınamanız, suçlamanız, yargılamanız sonrası; hem yalanlar duymaya, hem de ruhen ve bedenen sizden uzaklaşmalarına hazırlıklı olmalısınız.

Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Danışmanı
05052509633
www.aysegulozkonak.com
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/
aysegulozkonak@hotmail.com
#Sağlık #aile #yaşam #mutluluk #kişiselgelişim #eğitim #NLPeğitmeni #zihin #beden #başarı #profesyonelkoç #eğitim

ARINMAK

ARINMAK
Bu akşam içinizde sakladığınız gereksiz olan ne varsa tümünden kurtulun.
Bedenen temizlenin.
Ruhen temizlenin.
Zihnen temizlenin.
Dualarınızı artırın.
Dileklerinizi yapın.

Evinizdeki “belki işime yarar” diye biriktirdiğiniz hangi malzeme, hangi gereksiz eşya, kıyafet varsa, onlardan da kurtulun.
Hepsini temizleyin…
Tüm yüklerinizden kurtulun.
Arının.
Affedemediklerinizi affedin.
Rahatlayın…

Sonra bir “ohhh” çekip ferahlayın.

Mışıl mışıl tıpkı bir bebek saflığında, yüklerden kurtulmanın hazzıyla huzurla uyuyun.

İYİ GECELER…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633

SINIRLARINI ÇİZDİN Mİ?

SINIRLARINI ÇİZDİN Mİ?

Çok basit bir konuda özel hayatınla ilgili verdiğin bir karar varsa ve  çevrendeki insanlar seni bu kararından dolayı yargılayabiliyor ve eleştirebiliyorsa; önce dur ve düşün.

Sana ve senin kararlarına karışma hakkını nereden buluyorlar dersin? Bu hakkı onlara sen veriyor olabilir misin… ?
Bunu hiç düşündün mü…?

Farkında mısın? Hücrelerimizin etrafında hatta hücrenin en küçük yapı taşı olan organellerin bile bir sınırı var. Böylece hepsi bir ahenk içinde, dengeli bir şekilde çalışıyor.

Bedenimizin bir sınırı var. Yaşadığımız alanın bir sınırı var. Evimizin bir sınırı var. Ülkelerin bir sınırı var…

Herşeyde bir sınır varsa; dengede ve huzurda olabilmemiz için, kişisel alnımızın da sınırı olması gerekir.
Alanımıza girmeye çalışanlara,
” DUR ” demeyi bilmemiz gerekir.

Sana birşeyleri dikte etmeye çalışanlara;
“- Sen öyle düşünebilirsin. Ben böyle karar verdim ve bu benim kararım.” (Bu arada kırılmasını önlemek için – İlgin için teşekkür ederim. ” ) diyebilirsin.

Ya da eğer, ” ben karşımdaki insanlara bu sözleri hiç bir zaman söyleyemem” diyorsan; sağır kurbağayı da oynayabilirsin.

İçsel anlamda huzur istiyorsan, birilerinin senin kişisel sınırlarını zorlamalarını ve aşmalarını engelle.
Böylece hem senin sınırlarını ihlal etmelerini önleyerek iyi bir iletişime sahip olabilir, hem de
daha rahat, daha başarılı ve daha huzurlu olursun.

Sevgiyle kal…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633
www.aysegulozkonak.com
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/
aysegulozkonak@hotmail.com
#Sağlık #aile #yaşam #mutluluk #kişiselgelişim #eğitim #NLPeğitmeni   #zihin #beden  #başarı #profesyonelkoç #eğitim

KONTROLCÜLÜK

KONTROLCÜLÜK
Bir ilişkide ya da evlilikte denge varsa; o ilişkide (/evlilikte) huzur ve mutluluk da vardır.
Mutluluğun ve huzurun oluşmasına engel olan ve dengeyi bozan unsurlardan biri ise; çiftlerden birinin ya da ikisinin kontrolcü olmasıdır.
Kadınına ya da erkeğine baskı uygulamak, sürekli kontrol etmek, eleştirel ebeveyn konumunda olmak, kontrol edilen eşte; kapana kısılmışlık duygusu oluşturur.
Davranışları kontrol edilen eş; özellikle kişilik olarak neşeli, güleryüzlü, enerjik, sosyalse ve müdahaleci eş ona;
– Sağına bakma!
– Soluna bakma!
– Kimle konuştun!
– Gevşeme, yılışma! Ciddi ol!
– Kimle görüştün, kimdi arayan?
– Nereye gidiyorsun? Kimle görüşeceksin?
– Orada ne işin var?
– Öyle yapma, böyle yap!
– Onu giyme, şunu giy.
– Onu alma, bunu al!
Gibi kısıtlamalarla davranışlarına müdahale ediyorsa; kişi kendi gibi olamaz, arafta kalır ve kafese kapatılmış kuş misali
mutsuz olur.
Cıvıltısı kesilir. Çünkü özgür değildir.
Onun mutsuz olması; ne yazık ki müdahaleci eşi de mutsuz eder.

Eğer sizin de ilişkinizde ya da evliliğinizde buna benzer bir sorun varsa; kendinize uzaktan bakın ve aşağıdaki soruları cevaplayın.
1. Onu kontrol etmenizin nedeni ne?
2. Baskı uygulamanızın nedeni ne?
3. Eleştirel ebeveyn konumunda olmasanız en kötü ne olur?

Kontrol etme nedeniniz onunla ilgiliyse (ki aldatma eğilimi varsa), ya da kontrol etme isteği sadece sizinle alakalıysa ( aldatma olayı yok ama siz aşırı kıskançsanız, kaybetme korkunuz, aldatılma korkunuz; ya da herkesi, herşeyi kontrol etmek gibi bazı takıntılarınız varsa); ve şimdiye dek bir yardım almadan sorunu çözmeye çalıştınız ama başaramadıysanız; mutluluğu ve huzuru yeniden kazanabilmek için mutlaka bir uzmandan destek almalısınız.

Siz baskı gören tarafsanız; karşıdaki partnerinizin yerine kendinizi koyun. Şimdiye kadar onun baskı kurmasına neden olacak bir davranışta bulundunuz mu? Eğer öyleyse, onun güvenini tekrar kazanabilmek için yapılması gereken neyse onu yapın. Cep telefonu şifresini ona mutlaka verin. Aşırıya kaçmadan, bakıp ikna olana ve tekrar size güven duyana kadar çaba sarf edin. Güven duymakta sıkıntı varsa, bir uzmandan aile/ ilişki danışmanlığı alın.
Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

05052509633

DEĞİŞİM NE ZAMAN BAŞLAR?

DEĞİŞİM NE ZAMAN BAŞLAR?

Her fazla kaçırdığınız yemeği, tatlıyı yedikten sonra; her sigara içtikten sonra; her içki aldıktan, ya da sevdiğiniz birine öfkeyi yönetemeyip kırıcı bir davranışta bulunduktan sonra pişmanlık duyuyorsanız,
‘ Tüh kahretsin…
Yapmayacaktım…
Yine yaptım….
Niye yaptım ki?’
diyor ve pişman oluyorsanız, değişim başlıyor demektir.

Ama sadece pişmanlık yetmez.
Bu davranışı ya da alışkanlığı değiştirmek için adım da atmalısınız. Adım atmak da, karar vermek ve bir uzmandan destek almakla olur.
Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633

www.aysegulozkonak.com

Page 1 of 37

Ayşegül Özkonak