Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim

Author: Ayşegül Özkonak (Page 1 of 37)

KENDİ KENDİMİZE NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ?

KENDİ KENDİMİZE NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ?

Ülkemizde ve tüm Dünya’da meydana gelen, yaşadığımız bu olumsuz gelişmelerden kaynaklı;

“Ya hastalanırsam,
Ya sevdiklerimi kaybedersem?
Dünya daha kötüye gidiyor.
Ne olacak halimiz?’
Ya…? Ya…? Ya…?
Zihnimize böyle sorular geliyor mu?

Amacım, bu süreci kolayca atlatabilmenize yardımcı olabilmek.

Bununla birlikte, bazı sorular sorarak da, farkındalığımızı artırmayı, olaya ve duruma farklı bir açıdan bakmanızı istiyorum.

Sizce tüm dünyadaki bu durum bize neyi hatırlatıyor?

Neye sımsıkı bağlanırsak, imtihanımız da onunla olmuyor mu?

Peki ya uzaklaştıklarımız neler…?
Hadi bir düşünelim.

Kendi özümüzden uzaklaşmış ya da uzaklaştırılmış olabilir miyiz?

Düşünün. Atalarımızın yaşadıklarını düşündüğümüzde, onların durumuna göre bizler çok daha şanslıyız.
Elimizde her şey var.
Bilim ve teknoloji çok ilerledi.
Bilgisayarlar, akıllı telefonlar var, bilgiye hemen anında ulaşabiliyoruz.
Her şeyi alma, yapma gücüne ve yeterliliğine sahibiz.
Atalarımızın yokluğunu, kıtlığını düşündüğümüzde, onlara göre maddi doyuma çok daha fazla ulaşmış değil miyiz?

Peki ya maneviyatımız ne durumda…?

Tekrar bir şeylerin bize hatırlatılması olabilir mi, bu salgın ve yaşadığımız bu zoraki durum?

Cevapları size bırakıyorum.

Bu detaylara fazla girmek istemiyorum.
Asıl amacım; hepimizin bu olumsuz süreci kolaylıkla atlatmasına yardımcı olabilmek. 😊

Ben de dahil, hepimiz evdeyiz. Peki, bu krizi fırsata dönüştürebilir miyiz?

Evet.

Bunun için şunları yapabilirsiniz:

1. Her sabah gülümseyerek kalkın. Gülümsediğinde serotonin yani mutluluk hormonu salgılanacak.

2. Size nefes tekniği öğreteceğim.

Mutlaka her gün 5 dk. Nefes egzersizi yapın.
Nefes egzersizini günde 5 kere, 5′ er defa olacak şekilde uygulayın.
Mümkünse bir relaks müzikle beraber yapın. Hatta evliyseniz, çocukları da eşinizi de işin içine alın. Oyun yapar gibi yapın.
Her gün, sakin ve dinginliğe ulaşarak, kendinizle, iç sesinizle konuşarak derin derin nefesler alıp vermeye, iç sesinize kulak vermeye çalışın.

UYGULAMA:
NEFES EGZERSİZİ (Canlı yayında öğreteceğim.)

3. Akla olumsuz bir şey geldiğinde, düşünce geldiğinde ” düşüncemi sevgiyle kabul ediyor, sevgiyle UĞURLUYORUM. Düşündüğümü düşündüm. İptal, iptal, iptal ” deyip; düşünceyi değiştirin.
Olumlu başka bir düşünceye geçin. Başlarda zorlansan da buna alışacaksınız.

4. Kendinizin olumlu yönlerinin olduğu bir liste yapın. Bunu nefes çalışmasından sonra sakin ve dinginliğe yaklaştığınızda yapın

5. Şimdiye kadar yapmak istediğiniz ama yapamadığınız neler var? Bunu düşünün.
Neleri ertelediniz şimdiye kadar?
Şu sıralar bunlardan hangilerini yapabilirsiniz?

6. Belki çoktandır ötelediğiniz sağlığınıza, daha çok dikkat etmeniz gerekiyordur?

7. Eksik bıraktığınız işleri, yarım kalan uğraşları tamamlasanız nasıl olur?

8. Belki uzun zamandır temizlik yapmak istiyor, yapamıyordunuz? İşte size bir fırsat.
Ayrıca, zihinsel, bedensel, ruhsal
temizliğe başlamak için de muhteşem bir fırsat olabilir mi?
Mesela; Yoga ve meditasyon ne dersiniz?

9. Kendinize özel zaman ayırın. Nasıl Daha üretken olabilirsiniz?
Hayat amacınızı belirleyin.
Ne yaparken kendinizi mutlu hissediyorsunuz?
Gözleriniz ne yaparken ışıldıyorsa, gözlerinizin içi gülüyorsa, bu sizin hayat amacınızdır. O amacı bulun.

10. Hayat amacınız yok, yeteneğiniz yok diyelim.

11. Kendiniz için, hoşunuza giden, eskiden yapmaktan haz aldığınız ama şimdi ötelediğiniz aktivitelerin bir listesini yapın.
Ve uygulamaya başlayın.

12. Yeteneğiniz olmasa bile, kara kalem çiziktirseniz, resim yapsanız nasıl olur?

13. Bir defter tutabilirsiniz mesela, o deftere duygularınızı yazabilirsiniz.

14. Hep okumak isteyip de, zaman bulamamaktan şikayet edip, okumadığınız o kitapları okusanız nasıl olur?

15. Şiir yazsanız? Ya da,
Anılarınızı yazmaya çalışsanız?

16. Yeteneğiniz ve yaşınız her ne ise, mesela bir enstrüman çalmaya çabalasanız nasıl olur?

17. Belki de en önemlisi, bekarsanız sevdiklerinize; evliyseniz eşinize, varsa çocuklarınıza karşı gösteremediğiniz o ilgiyi, sevgiyi, şefkati gösterseniz; daha fazla gülümseseniz, tatlı sözlerle onaylayıp, daha anlamlı bir şekilde takdir etseniz, onları olduğu gibi kabul etseniz, çoktandır esirgediğiniz o sohbeti onlarla
yapsanız?
Küçük çocuğunuz varsa;
– Anne/ baba azıcık oynayalım n’olur?
Dediklerinde;
– İşim var, şimdi olmaz, yorgunum. Bahanesi yerine, onlarla oynasanız, hatta ailece körebe, saklambaç vb. oynasanız nasıl olur?

18. Ama onlara verdiklerinizi, herkesten önce kendinize verseniz, nasıl olur?

19. Evin içinde, hareketli, neşeli müzikler açıp, şarkı söyleseniz; bir oyun havasıyla hep beraber oynasanız nasıl olur? Mutluluk hormonunuzun salgılandığını fark edeceksiniz.

20. İnancınız her ne olursa olsun.
Şükür bilinci bir ilaç gibidir.
Şükürlerinizi artırmaya ne dersiniz?
Ya ibadetlerinizi artırmaya…?

21. Kendinizi üzgün, moralsiz hissettiğinizde, bedeninizi dikleştirip, başınızı yukarı kaldırarak, (içinizden gelmese de )gülümseyerek, içinizden 30′ a kadar sayın. (Mutluluk hormonun salgılanacak. )

22. Bu süreçte ve her zaman, depresif müzikler dinlemekten uzak durun, daha çok neşeli enerjik size coşku ve enerji verecek müzikler dinleyin.

23. Renkli giyinin. Siyah, gri, kahve renginden uzak durun.

24. Her gün, duş almaya özen gösterin.

25. Mutlaka yarım saat egzersiz yapın.

26. UYGULAMA: MEDİTASYON
Kendinizi çok muhteşem çiçeklerle, yeşilliklerle dolu bir akarsu kıyısında hayal edin.

Tepenizden kar beyazı bir enerjinin bedeninize yerleştiğini imgeleyin.
Kar beyazı bu ışık, tüm bedeninizi, hücrelerinizi yıkasın.

Bu ışıkla, bulunduğunuz ev, mahalle, şehir, ülke ve Dünya yıkansın. Herkes sağlıklı, mutlu, huzurlu, neşeli, enerjik, coşkulu, başarılı, maddi manevi bolluk bereket içinde. Herkesin yüzü gülüyor. Ailenizle, sevenlerinizle, sevdiklerinizle sevdiklerinizlesiniz.
Herkes birbiriyle dost.
Hissedin. Hissedin. Hissedin.
Gülümseyin, gülümseyin, gülümseyin…

Not: Korkunun azı iyidir. Bizi dikkatli ve tedbirli olmaya iter. Ama kaygı, korku, endişe; takıntı geliştirmenize, sizi toplumdan soyutlanmanıza neden oluyorsa, bir uzmandan destek almak en doğrusudur.

Kocaman sevgiler her birinize.

Aklınızda olsun.
Her sorunun bir çözümü var.
Sevgiyle kalın…
Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

Cep Telefonu: 0 505 250 9633

E-posta Adres: aysegulozkonak@gmail.com

Kişisel web adresi: www.aysegulozkonak.com

Sosyal Medya:

https://www.instagram.com/kisiselgelisimdansman/

https://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://www.linkedin.com/in/ayşegül-özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

DEĞİŞİM

DEĞİŞİM
Bugün Pazar.
Evliyseniz alın eşinizi çocuklarınızı; çıkın gezmeye, onları da mutlu edin, kendinizi de.
Yalnız mısınız…?
Bu defa kendinizi alın yanınıza. İnsanın en iyi arkadaşı kendisidir.
Çıkın dışarı şöyle bir; güneş ışınlarını çekin içinize gülümseyerek…
Yürüyün sizi ayaklarınız nereye götürürse.
Ayaklarınızın varlığına şükredin sizi taşıdıkları için. Yürürken de seyredin etrafı.
Renksiz binaların arasındaki yeşillikleri görmeye çalışın. Gözlerinizle görebildiğiniz için şükredin.
Caddeden geçen arabaların gürültüsünü değil, ağaçların üzerinde birbirine cıvıldaşan serçeleri işitin. Ve şükredin işitebildiğiniz için kulaklarınızla.
Oturun bir cafeye; izleyin etrafınızda doğa ya da park varsa.
O güzellikleri gözlemleyin.
Ama ayırdına vararak. Öylesine değil…
Her birinden keyif alarak.
İçtiğiniz çay / kahvenin her yudumunun tadına vararak…
Etrafta doğa yoksa çevredeki insanları gözlemleyin.
Sadece seyredin…
Koşuşturmaları, o hengameyi.
Sonra içinize dönün.
Kendinize MERHABA deyin.
Kendiniz nasılsınız…?
Ne hissediyorsunuz?
Bulunduğunuz durumdan memnun musunuz?
Hangi olumlu şartlara sahipsiniz?
Nelerden kurtulmak istiyorsunuz?
Aklınıza takılı kalan neler var, içinizden atmak istediğiniz ama atamadığınız.
Hangi önemli kararları almak istiyorsunuz?.
Neleri bırakmak istiyorsunuz?
Neleri değiştirmek istiyorsunuz hayatınızda?
Neler yapmak istiyorsunuz?
Şimdiye kadar neleri başardınız?
Daha neleri başarmak istiyorsunuz?
Kendinizle ne zamandır sohbet etmediniz?
Hadi başlayın sohbete.
Kendimizden kaçarız, kalabalığa sığınırız hep.
Oysa en güzel sohbet, kendimizle başbaşa yaptığımız sohbettir.
En doğru kararlar da onunla yaptığımız sohbetler sonrası alınır.
Hadi çıkın…
Güneşe merhaba deyin, ışınlarını içinize çekin.
Hadi…
Ve Sevgiyle Kalın…

Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
Ayşegül Özkonak

İLETİŞİM KAZALARINI ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?

İLETİŞİM KAZALARINI ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?
İnsanlar iletişim kazaları yaparlar?
Neden?
Çünkü düşünmeden yazar ya da konuşurlar.

Özellikle de yazışarak iletişim sağlamaya çalışmak; içinde ses tonu, tınısı, beden dili olmadığı için; yanlış anlaşılmalara ve yanlış anlaşılmaktan kaynaklı iletişimin tamamen kesilmesine neden olabilir.

En doğru davranış, yazışmaktansa; görüşmek istediğimiz kişiyi doğrudan telefonla aramak ya da yüzyüze görüşmektir.

Diğer bir neden ise; iyi bir dinleyici olmamaktır.
Konuşma sırasında kişi, karşıdaki insan konuşurken onun ne söylediğine odaklanmıyor; zihninde kendisinin ne söyleyeceğine odaklanıyor ve cümleler planlıyordur.

Bu kazaları önlemek amacıyla, yazışarak görüşmeye mecbursak; yazdığımız yazıyı göndermeden önce kontrol etmek,

Konuşurken de; ağzımızdan çıkan sözü önce düşünüp, sonra konuşmak önemli.

Bu konulara dikkat ettiğimiz sürece, ‘Ben onu demek istememiştim yanlış anladılar/ hep yanlış anlaşılıyorum’ hayıflanması yaşamayız.

Böylece iletişimimiz de daha muhteşem olur.

O halde karşımızdaki kişileri dikkatli dinleyelim ama yarım yamalak değil. Gözümüzle, kulağımızla, tüm bedenimizle…

Sevgiyle kalın… 😊

Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
Ayşegül Özkonak
05052509633
#aile #kişiselgelişim #seminer #başarı #nlp

EVLİLİĞİMİZDEKİ SORUNLARI ÇOCUKLARIMIZLA PAYLAŞALIM MI?

EVLİLİĞİMİZDEKİ SORUNLARI ÇOCUKLARIMIZLA PAYLAŞALIM MI?

Eşiniz ya da kayınvalidenizle aranızda ne geçerse geçsin çocuklarınızla paylaşma isteği duyuyor musunuz?

Kendinizi haklı gösterme, haklılığınızı ispat etme çabasında mısınız?

O halde okumaya devam edin.

Evlilik sorunlarınızı çocuklarınıza yansıtıyorsanız, eşinizi, onun ailesini suçlayıp, kötülerseniz, babaannesini, halasını, amcasını ( erkekseniz; eşinizi ve onun kök ailesini) kötülerseniz; ayrıca çocuğunuza onların size yaptıkları davranışları gözyaşlarıyla anlatırsanız; çocuğunuzun ruhunda açtığınız yara kapanmaz.
Çünkü duygularınızı boşalttığınız çocuğunuz; kötülediğiniz o kişilerin devamı… O kişiler çocuğunuzun kökleri…
Bir çiçeği, bir ağacı köksüz düşünebilir misiniz…?
Köksüz bir ağaç nasıl canlı kalamazsa, köklerini sevmeyen inkar eden çocuklar da hayata güvenle bakamazlar.
Yetişkin olduklarında, sorunlu giden evliliklerinin ya da evlenememelerinin kökeni; küçükken anne babasıyla olan ya da olması gerektiği gibi olamayan iletişime dayanmaktadır.
Babası/ annesi kötülenen çocukların yetişkin olduklarında karşı cinsle ilişkileri bozulabilir, evlenmekten korkabilir; evlenemeyebilir, evlense bile sorunlu bir evlilik yaşayabilir.

Çocuk, kötülenen anne / babasından nefret edebilir. Nefret etmesinin nedenini de bir türlü anlamlandıramaz.
Bununla da kalmaz. Biraz daha büyüdüğünde, kötüleyen kişiden de nefret edebilir. Çünkü söz bumerang etkisi yapar. Yani ne söylersek bize geri döner.

“Peki bu sorunlarımızı kime anlatalım?” Diyorsanız, objektif konuşan, duygularını olayın içine katmayan bir yakınınıza ya da arkadaşınıza anlatabilirsiniz ancak bu da bir terapi anlamına gelmez.
Sizin ve o kişinin dertleşmek amaçlı sarf ettiği her bir söz, ister istemez sizde olumsuz bir çapa oluşturabilir.

Eğer evliliğinizdeki var olan sorununuza kesin çözüm istiyorsanız; güvendiğiniz inandığınız bir danışmandan yardım alarak, hayatınıza farklı bir bakış açısıyla bakabilir, olumsuzlukların bertaraf edilmesini kolaylaştırabilirsiniz.

Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633
www.aysegulozkonak.com
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/
aysegulozkonak@gmail.com
#Sağlık #aile #yaşam #mutluluk #kişiselgelişim #eğitim #NLP #theta#ruhsal#zihin #beden

BAŞARILARINIZ KONUSUNDA SORUN MU YAŞIYORSUNUZ?

BAŞARILARINIZ KONUSUNDA SORUN MU YAŞIYORSUNUZ?

Bugün başaramamak konusunda; gayret etmek, motivasyon, azim, sabır, sebat, ilgi odakları, ne kadar kaygı düzeyine ve hangi çoklu zekaya sahip olduğunuzdan bahsetmeyeceğim.

Bugün farklı bir bakış açısından söz edeceğim. Çerçeveyi değiştireceğim.

Hiçbir olumsuz şartlar yok ve siz çok çalışmanıza rağmen, başarılı olamıyor musunuz?

Cevap: “Evet” ise okumaya devam edin.

Hiç şimdiye kadar aşırı egosal davrandınız mı?

Şimdiye kadar kimi/ kimleri küçümsediniz? ( düşünce ya da sözel, davranış olarak)

Kimi/ kimleri hor gördünüz?

Hangi arkadaşınız için burun kıvırıp;
” Bu başaramaz, bi defa O’nun kafası benim kadar basmaz!”

Kim hakkında; “O benim kadar başarılı değil, benim kadar çalışmadı, benim kadar zeki değil.”
Dediniz?

“Bununla ne ilgisi var?” demeyin.

Çok ilgisi var.

Rekabet ettiğiniz, ederken de eleştirdiğiniz, küçümsediğiniz O kişi başardığı; sizin de başaramadığınız oldu mu hiç?
Peki ya bu duruma hayretler içinde kaldığınız…?

Enerjisel anlamda bu düşüncelerde olup; başkalarını yetersiz, kendimizi çok daha başarılı, (onlara göre daha zeki)ya da daha yeterli görüp, egosal davranıp, kıskançlıkla, gizli bir yarış içinde olursak, hırs yaparsak; aslında kendi alanımız daraltır, önümüze başka başka engellerin çıkmasına neden olabiliriz. Bununla da kalmaz hatta belki farkında olmadan içinde bulunduğumuz sistem (okul, arkadaşlar, iş yeri, gruplar)
tarafından dışlanabiliriz de (Etki tepki mekanizması). Ama dışlanmamızın nedenini de bir türlü anlamlandıramayız.

Ayrıca başkalarına göre daha çok çalışmamıza, çok çeşitli eğitimler, kurslar almamıza rağmen; alanımızda ya da girdiğimiz sınavlarda başarısız olma ihtimalimiz de artabilir. Çünkü
” Ben diğerlerine göre daha çok başarmalıyım/ ben onlardan daha zekiyim, Allahın aptalı kazanıyor/ yapıyor, ben mi kazanamayacağım/ ben mi yapamayacağım” dedikçe, başarı hırsı arttıkça (başarı azmi demiyorum), mükemmel olmaya çalıştıkça beraberinde kaygı da artabilir. Kaygı da başarıya ket vurur.

( Not: İşin diğer boyutu da şu: Küçümsediğimiz kişilerin, bizim aynamız olduğunu bilin. O halde, küçümsediğimiz, eleştirdiğimiz kişi karşımızdaki değil, aslında kendimiziz. Biz de diğerlerine göre kendimizi değersiz ve yetersiz görüyor olabiliriz. İyi düşünün. 😊 )

Bununla birlikte eğer; motivasyonumuza ve ilgi odaklarımıza uygun, azim, sabır, sebat ile gayret eder, çalışır,
yaptığımız her işi bütünün hayrına olsun der ve öyle yaparsak, “başkaları da kazansın, ben de” dersek; kendimizi diğerleriyle eşit seviyede kabul eder, bizi sisteme dahil edenlere (öğretmenlere, eğitmenlere) yürekten sevgi ve saygı gönderirsek, sistem öyle muhteşem çalışır ki, bize desteklerin nereden geldiğine hayret edebiliriz.

Not : Eğer şimdiye kadar küçümsediğiniz insanlar olduysa, size tüm hayat boyu işinize yarayacak bir teknik öğreteyim izninizle. 😊

Hayalinizde o kişileri tek tek karşınıza alın ve gönlünüz yumuşayana kadar;
Seni seviyorum
Özür dilerim
Lütfen beni affet
Teşekkür ederim. Deyin.

Hayatınızda çok şeylerin değiştiğine tanık olacaksınız.

UBUNTU
“Afrika’da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir, ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır.

Onlara, “ Birinci olan meyveleri alacak! Haydi, şimdi başla!” der.

O an bütün çocuklar elele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.

Antropolog olan bitene şaşırır ve neden böyle yaptıklarını sorar.

Şu cevabı verirler:
“Biz “ubuntu” yaptık: Yarışsa idik, yarışı kazanan bir kişi olacaktı.

Nasıl olur da diğerleri mutsuzken; yarışı kazanan bir kişi ödül olan meyveyi yiyebilir?
Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik.”

Ubuntu’nun anlamını açıklarlar;
UBUNTU: “BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM” demektir.

Hadi başarıya, hayata bir de bu yönden bakalım.
Hep beraber; BİZ = BEN diyelim.

VE HEP BERABER BAŞARALIM.

Sevgiyle kalın… 😊

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633
www.aysegulozkonak.com
aysegulozkonak@gmail.com

http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/

#Nlp #okul #başarı #profesyonelkoç #eğitim #seminer #güzellik #huzur #ilişkiler #kadınlar #erkekler #evliliktesorunlar #evlilikteçözüm #ikiliilişkiler #flört #ruheşi #ekonomi #para #eşilişkileri #aile #yaşam #mutluluk #kişiselgelişim #Sağlık #iş #Öğrenci #Koçu #annebabaçocuk

BİLGİSAYAR OYUNU BAĞIMLISI FERİT

BİLGİSAYAR OYUNU BAĞIMLISI FERİT Yıl 2004. Kişisel Gelişim’e henüz faal olarak başlamadığım, Ankara’da bir lisede öğretmen olduğum yıllar…Veli toplantısındayız. Sınıfa girdim. Çocukları hakkında konuşuyorum…Sıra, bir öğrencimin notlarını bildirmeye, özellikleri hakkında konuşmaya geldi. (Bu sistem hiç iyi değil. Uluorta çocuğunun özelliklerini bir veliye söylemek hiç doğru değil kanımca.) Sınıfta yerinde duramayan, not alması gerektiği yerde almak istemeyen, sürekli ya kapıda ya pencerede olmak isteyen, sürekli sorun yaratan, ders notları zayıf bir öğrencim vardı…O öğrencimin annesinin geldiğini görünce çok sevindim.Çünkü böyle öğrencilerin velilerini çağırsanız da kolay kolay gelmezlerdi… ‘Hoşgeldiniz gelmenize çok sevindim, iyi ki geldiniz.’ dedim gülümseyerek…Kadın alı al moru mor ağlamaklı. Saç baş dağılmış, makyaj akmış…(belli ki benden önce konuşma yapan öğretmenlerin oğlu hakkındaki konuşmalarına içi yanmış, ağlamış.) Diğer veliler de benim bu sıcak karşılamama şaşkın…’ne demek hoşgeldiniz?…iyi ki geldiniz?… Sınıfta sorun yaratan velinin de çocuğun da kulağı çekilmeli’ bakışı atıyorlar bana…Biraz daha konuşurken anne dedi ki ‘Hocam oğlum bilgisayar bağımlısı. Eve girer girmez çantayı atıyor doğru bilgsayarın başına. Birşey söylesek bize omuz atıyor, bağırıp çağırıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık kaldık hocam.’ derken de ağlıyor. Dedim ki anneye:
‘Siz sakin olun, rahat olun. Bu sınıftaki konuşmam bitti. Ben şimdi çıkıyorum. İsterseniz özel görüşelim dışarıda.’ Dışarıya çıktık. Ferit uzaktan bizi izliyor. Anneyle dışarda ne yapması Ferit’e nasıl davranması gerektiği konusunda konuştuk. Sonra Ferit’i de yanıma çağırdım.Ona da, bunun sigara içmek gibi olduğunu, azar azar azaltmasının doğru olduğunu, diğer zamanlarda ne tür uğraşlar yapması gerektiğini, onu çok sevdiğimi, her fırsatta onunla tenefüslerde konuşacağımı, ona inandığımı, güvendiğimi, derslerinin hemen düzelmeyeceğini ama toparlanacağını vs. konuştum. Konuştuğum gibi de yaptım.Tenefüslerde takip ettim. Nöbetlerimde yanıma çağırdım anna- babaya nasıl davranılır, nasıl başarılı öğrenci olunur, arkadaşlarla iletişim nasıl güçlendirilir, nasıl iyi insan olunur konularında sohbet ettim.Olumlu gelişmelerini vurguladım ve övdüm. Kendisine inandığımı, güvendiğimi belli ettim.Derken bir süre sonra not tutmayan çocuk derslerimde not tutmaya, eksik bilgilerini arkadaşlarının defterlerinden tamamlamaya, derse katılmaya başladı. Aylar geçti. Ferit halinden memnun…Ben de öyle…Bir gün dersten çıktım, öğretmen odasına girecekken iki velinin benimle görüşmek istediğini söyledi nöbetçi öğrenci. Baktım kapıda iyi giyimli, hoş bir bayanla bir beyefendi beni bekliyor. Kadın ‘Hocam ben Ferit’in annesiyim, size teşekküre geldik’dedi. ‘Oğlumuz, sayenizde bilgisayarı bıraktı. Spora yöneldi, dersleri düzeldi, eşimle ben; size teşekkür etmeye geldik. ‘
İlk karşılaştığımızda makyajı akmış, saç baş dağınık ağlamaklı kadının yerinde, mutlu, huzurlu, birşeyleri başarmanın sevinci gözlerine yansımış, özgüvenli bir bayan vardı karşımda…O günkü mutluluğumu anlatamam. 25 Yıllık öğretmenlik tecrübelerime ve şimdi de 10 yıllık Kişisel Gelişim Eğitmenlik ve Danışmanlık tecrübelerime göre, üstüne basa basa şunu belirtmek istiyorum. SEVGİ VE İLGİYLE BİR ÇOCUK DEĞİŞEBİLİYOR … 😊

Genç öğretmenlerimize şunu söylemek isterim:
Gelen velileri öğrenci davranışı ne olursa olsun suçlayıcı konuşmaktan uzak durmak çok önemli…Onlar zaten üzüntüyle, mahcubiyetle geliyorlar karşımıza…Hatta bunları duymamak için toplantılara gelmek istemiyorlar.Geldiklerinden memnun olduğunuzu üzerine basa basa vurgular, onları dinlerseniz, anlamaya çalışırsanız, konuşurken de özel olarak görüşürseniz sadece o öğrenciyi değil; bir aileyi de kurtarırsınız.Tüm velilerin içinde, çocuğu hakkında konuşmak, fayda değil zarar getirir….Hepsinin anlatacakları bir hikayesi var…Sizin de zamanınız kısıtlı biliyorum bununla birlikte bir öğrenciyi kurtarmak bir toplumu kurtarmaktır…

Velilerimize de sesleniyorum…Bir sıkıntınız varsa veli toplantısını beklemeden rehber öğretmenler, sınf ve ders öğretmenleriyle birebir görüşün…Durumunuzu anlaşılır dille izah edin.Öğretmenler sizi mutlaka anlayacaklardır. Birlikte iletişim bir çocuğun hayatını kurtarır.

Bir şey daha…bilgisayar bağımlılığı değersizlik, yetersizlik, sevgisizlik, ilgisizlik, özgüvensizlik duygusundan, bir uğraşı olmamaktan kaynaklanabilmektedir. Kişi kendisini bulunduğu çevrede değersiz hissetmektedir. Oyunlar onu sanal da olsa kısa süreli de olsa mutlu, güçlü, değerli hissettirir.O tatmini tekrar tekrar yaşamak ister birey. ‘Hatta ben bağımlı değilim, çünkü dışarıdan vücuduma bir madde almıyorum.’ der, bağımlı bireylerin hepsi.Dışarıdan alınmış bir madde yoktur bağımlılık için ancak, o maddeyi kendi beyni üretir.

Bununla ilgili velilere şunu söylemek istiyorum. Evlat ayrımı yapmaktan, sevgi cimrisi olmaktan uzak durun. Her çocuğun özellikleri farklı.Çocuğunuzun yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olun; spora, hobilere yönlendirin, onlarla vakit geçirici uğraşlar edinin, onları önemseyin. Değer verin. İgilenin… Arkadaşları kimdir, öğrenin ama dedektif olmayın.
Hangi bilgisayar oyunu oynuyor takip edin. Onlara para verip istediğini yap çocuğum deyip başından savmak anne-babalık değildir aklınızda olsun…Sorunları olup yanınıza geldiklerinde ne kadar önemli işiniz varsa da bırakın, ona yönelin ve dinleyin onu. Ama yarım yamalak değil. Tüm bedeninizle…Onlara inandığınızı, güvendiğinizi belli edin. İŞTE O ZAMAN NELER DEĞİŞİYOR HAYATINIZDA FARK EDERSİNİZ. Sevgiyle kalın …😊

Not: Çocuğun adı değiştirilmiştir.

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633
www.aysegulozkonak.com
aysegulozkonak@gmail.com

http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/

#Nlp #okul #başarı #profesyonelkoç #eğitim #seminer #güzellik #huzur #ilişkiler #kadınlar #erkekler #evliliktesorunlar #evlilikteçözüm #ikiliilişkiler #flört #ruheşi #ekonomi #para #eşilişkileri #aile #yaşam #mutluluk #kişiselgelişim #Sağlık #iş #Öğrenci #Koçu #annebabaçocuk

BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ

#BİR #BAŞARI #ÖYKÜSÜ

Başaramıyor musun?
Başaramayacağına mı inanıyorsun?
Başkaları sana; ” Başaramazsın! ” mı diyor!
Kişisel Gelişimine rol model mi arıyorsun?

Naim Süleymanoğlu’nun hayatını oku. Daha izlemediysen, filmini izle.

Yönetmenler: #ÖzerFeyzioğlu, #HilalSaral
Film müziğinin bestecisi: #FahirAtakoğlu
Sinematografi: #MartinSzecsanov
Oyuncular: #HayatVanEck
Senaryo: #BarışPirhasan, #ÖzerFeyzioğlu

O’nun Türk vatandaşı olmasına katkı olan isimsiz kahramanlara, devlet büyüklerine ve filmin senaryosu, yapımı, çekimi sırasında emeği geçen herkese teşekkürler.

Naim Süleymanoğlu.
Spor müsabakaları sırasında dizanteri olmasına rağmen; asla vazgeçmedi. Antrenmanları yapabilmek için 1 ay boyu yatağını spor salonuna getirtip; her gün antrenman yaptı.
Kaldırdığı o halterin asıl yükü; kendi halkının acısıydı.
Hedefi; o acıları tüm uluslara duyurmaktı.
350 bin kişiye ve ülkesine ışık oldu.
(Yüreği güzel adam.#NaimSüleymanoğlu.
Seninle gurur duyuyoruz. Nur içinde uyu.)
Sen de başarmak istiyorsan eğer; bir hedefin olsun. Hem de insanların şaşırdığı kocaman bir hedefin…Bil ki, başarı da sadece ve sadece, sana bağlı.
“Yükü, kalbinle ve yüreğinle kaldıracaksın.
Gölgede olanın, gölgesi olmaz.
Güneşte duracaksın ki; insanlar senin gölgene toplansın.”

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633
www.aysegulozkonak.com
aysegulozkonak@gmail.com
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/
#Nlp #okul #başarı #profesyonelkoç #eğitim #seminer #ilişkiler #kadınlar #erkekler #evlilikteçözüm #ikiliilişkiler #flört #ekonomi #eşilişkileri #aile #yaşam #mutluluk #kişiselgelişim #iş #Öğrenci #annebabaçocuk #kendimizitanıma

YENİ YILA MERHABA

Ben her yeni yıla girerken, hayatımın bir dökümünü yapar yeni kararlar listesi oluştururum.
Siz de Yeni yıla girerken, “ister sağlıkta, işte, finans durumunda, ikili ilişkilerinizde; hangi alanda değişiklik istiyorsanız, istediğiniz alanda yeni kararlar alın. Hayatınızla ilgili bir liste yapın.

Böylece kendinizi daha iyi tanıyacaksınız. Eksik yanlarınızı, hatalarınızı, bunları nasıl telafi edebileceğinizi bilebilecek. Her sene kendinizi nasıl aştığınızı fark edeceksiniz.
Her yeni yılda da değişikliği gözlemleyerek, hangi hedeflere ve o hedeflerin ne kadarına ulaştığınızı anlayabilecek, kendinizle gurur duyacaksınız. Ve özgüveniniz daha da artacak.

Geçen yıl ne yaşadıysak yaşadık. Kimimiz belki üzüldü, acı çekti. Kimimiz sevindi. Mutlu oldu. Hepsi bizim öğretimizdi. Ve hepsi geçmişte kaldı.

Şimdi, şu anda neler yapabiliriz ona bakalım. ( Not: Öğrenci olan çocuklarınıza ve varsa torunlarınıza da bu videoyu izlettirebilirsiniz)

1. Yeni yıl yeni bir UMUT demektir. Umutlarınızın ve hayallerinizin bir listesini yapın.

2. Yaşamınızda hangi hataları yaptınız? “Nerde hata yaptım? Telafi için neler yapabilirim?” diye sorgulayarak, hataları fark edip, telafi edebileceklerinizi telafi edin.

3. “Eskiden nasıldım, şimdi nasılım?” “Ne kadar yol kat ettim?” diye sorgulayarak, kendinizdeki olumlu gelişimi içsel anlamda fark edin. Böylece daha fazla üzülmekten kurtulursunuz.

4. “İkili ilişkilerde, ekonomik durumda, sosyal ilişkilerde, iş ortamında, iletişimi güçlendirmek; daha başarılı olmak için daha neler yapabilirim, daha neler öğrenebilirim, hayatıma daha neler katabilirim?” diye sorgulayıp, notlar alın.

5. Eksikliklerinizi fark edip, “Öğrenmem gereken daha neler var? Kendimde tamamlamam gereken daha neler olabilir?” diye sorarak, eksikliklerinizi not alın.

6. Gözlere ışıltı veren “Hayat Amacını” belirleyip yolunuza devam edin. Ne yapmak size coşku verir, enerji verir, mutlu eder? Onu belirleyip uygulamaya geçin.

7. “Toplumsal sorunların çözümünde üzerime düşen neler var?” tespit edip, üzerinize düşen neyse onu yapmaya çalışın.

8. Yeni bir iş yapacaksanız, ya da iş değişikliği olacaksa, “Bu işi ne kadar istiyorum?” diye kendinize sorun. İstediğiniz iş için neler yapabilecekseniz, o iş için yapılması gereken her ne varsa, elde edebilmek için çaba sarf edin.

9. “Karşıma çıkan her türlü engeli aşabilme cesaretim var mı? Gücüm, iradem, nereye kadar?”
diye kendini tartın. Önce ne yapabileceğinize odaklanın.

10. Kendinizi sorgulayıp, “bir yıl önce ne kararlar almıştım?
Ne hedefler koymuştum?
Hedefime ulaşabildim mi?
Ne kadarına ulaştım, ne kadarına ulaşamadım?
Ulaşamadıysam, benden kaynaklı olanlar nelerdi?
Şu durumda ne yapılabilir?
Daha başka neler yapabilirim?” Sorularına cevap verin. Önceki kararlarınızla şimdikileri karşılaştırın.

11. Yeni yıl için alacağınız yeni kararların listesini oluşturup, eldeki imkanları fark edin ve” kimler bana bu konuda destek olabilir?” düşüncesiyle size destek olabileceklerin bir listesini hazırlayın.

12.” Hayatımdaki olumsuzlukların, önüme çıkan engellerin ne kadarını değiştirme yetkisi, gücü ve yeterliliğine sahibim?” Diye sorun ve kendi gücünüzün farkına varın.

13.” Çözümler nelerdir?” Çözümlerin listesini hazırlayın.

14.” Nasıl bir yol izlemeliyim?” diye sorduğunuzda cevabı gelir.

15. “Gelişimim için ilk hangi adımları atmalıyım?” Sorusunu sorun ve nereden başlayacağınıza karar verin.

16. Gizli yeteneklerinizi keşfederek, kendi yeteneklerinizin bir listesini oluşturun.

17. Tüm “gücün, kuvvetin, azmin, başarının, mutluluğun, huzurun, gayretin, sebatın, inançların içimizde saklı olduğunu” bilin ve kendinize inanın. 😊

Beni takip eden özelden görüştüğüm 3 takipçim, yarım bıraktıkları okullarını artık tamamlıyorlar. Onlarla gurur duyuyorum. Sevgiler gönderiyorum. İstersek her şey mümkün. Yeter ki isteyelim… 😊

Yeni bir yıl hepimize;
umut dolu,
sevgi dolu,
ülkemiz ve dünyamız için barış dolu ,
huzur dolu,
sağlık dolu ,
mutluluk dolu ,
başarı dolu,
maddi manevi bolluk bereket dolu bir yıl olsun.
Ne hatalar yaptıysak yaptık, ne acılar çektiysek çektik, her şey geride kaldı.
Yeni bir umutla, yeni kararlarla, yeni yıla Merhaba diyelim.
İYİ YILLAR…
Sevgiyle kalın…
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı Ayşegül Özkonak
05052509633
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/
aysegulozkonak@hotmail.com

İÇSEL HUZUR İÇİN ARINMAK İSTER MİSİNİZ?

İÇSEL HUZUR İÇİN ARINMAK İSTER MİSİNİZ?
Hayatınızdaki birilerinin söz ve davranışları sizi; sizin söz ve davranışlarınız o birilerini rahatsız ediyor mu?

Bu davranışların kökeninde, temelde, bir duygu ya da his olduğunu bilin.

Sizdeki öfke duygusunun altında, hiç fark etmediğiniz başka duygular bulunabilir. Önce bu duyguların farkına varın ve kabul edin.

Karşılıklı öfke duygunuz oluşmadan çok daha önce; diyelim ki birileri hakkında olumsuz düşündünüz ve sözel olarak ya da içsel anlamda o kişiyi yargılayıp, eleştirdiniz. Kınadınız ya da suçladınız. Üzerinden zaman geçti ve siz tüm bu düşünce ve sözlerinizi unuttunuz. Ama evren unutmaz.
Bir süre sonra sizinle o kişinin arasında anlamlandıramadığınız bir gerginlik, bir huzursuzluk hisseder, bir çatışma yaşarsınız. Hatta belki, onun tarafından ya da onu destekleyenler tarafından dışlanırsınız, yalnız bırakılırsınız ve belki de; siz de bir şekilde
suçlanırsınız. ( Örnekler çoğaltılabilir.)
Ya da kınadığınız kişi her ne yaşamışsa, siz de aynısını ya da benzerini yaşarsınız. Ya da sizin nesliniz yaşar. Ve yine üzülürsünüz.
Çünkü daha evvelinde söz ya da davranışlarla, o kişinin karmasına (kaderine) girmiştiniz.

Nedeni ne olursa olsun eğer birisi bize karşı tepkisel davrandıysa, olumsuzluklar yaşıyorsak bilin ki; dışarıda hiçbir şey yok. Hepsi bizim içimizde.

Biz değişirsek, dünya da değişir.

Havai’de yaşayan Dr. Ihaleakala Hew Len; adli birimde
suç işleyen akıl hastalarıyla yıllarca uzman psikolog olarak çalışmıştır. Çalıştığı birimde akıl hastalarının olumsuz davranışlarıyla başedemeyince, uygulamada çözümsüz kalınca; onlara yerli bir şifacı olan Morrnah Nalamaku’ dan öğrendiği Ho’oponopono’yu uygular. Hastaların hepsinin sakinleştiğini, sorunların çözüldüğünü fark eder ve bir süre sonra onları taburcu eder. (Okumak isterseniz: Zero Limit
Joe Vitale tavsiye ederim. )
—-
Bugünden itibaren size öğreteceğim bu uygulamayı (Ho’oponopono’yu)
kendinize yapın ve siz de arının.

Bu uygulama için: Rahatsızlık duyduğunuz kişiyi hayalinizde karşınıza alın; gözler kapalı olsun, (kendinizin suçsuz; karşıdakinin suçlu ve hatalı olduğuna inansanız da) aşağıdaki sözleri gönlünüz yumuşayana kadar
söyleyin.

SENİ SEVİYORUM
ÖZÜR DİLERİM
LÜTFEN BENİ AFFET
TEŞEKKÜR EDERİM.

İçsel olarak arındığınızı, huzur, sakinlik ve dinginliğe ulaştığınızı ve sorunlu kişilerle aranızın da düzeldiğini fark edeceksiniz.

Sevgiyle kalın.
Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman/
www.aysegulozkonak.com
aysegulozkonak@gmail.com
aysegulozkonak@hotmail.com
aysegulozkonak26@gmail.com

BEKLENTİ İÇİNDE MİSİNİZ?

BEKLENTİ İÇİNDE MİSİNİZ?

Beklentiye girmeden de mutlu olabilmenin mümkün, güvenilir, kolay olduğunu biliyor muyuz?

Not: Kendini sevdirmek için, başkasının ilgisine ihtiyaç duymak, muhtaçlık hissetmek, o ilgiyi alabilmek için kendinden aşırı derecede ödün vermek de bir sorundur.

Ya da tam tersi. Yakın çevresinden ( çocuğundan, anne babasından, kardeşinden, torunundan, yeğeninden, sevdiğinden, arkadaşından) onların gücünün ötesinde bir şeyler bekleyip; istediği şey olmadığında üzülmek, onları suçlamak, eleştirmek, kınamak, ayıplamak, küsmek, iletişimi kesmek de bir sorundur.

Kendini seven, sayan başkasına muhtaçlık hissetmez. Dengede bir ilgi varsa, bu alışveriş iki kişiyi tatmin ediyorsa; o ilişki işte o zaman muhteşem olur.

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633

Page 1 of 37

Ayşegül Özkonak