DİLİMİZİ DOĞRU KULLANIYOR MUYUZ?

Öfke duyduğunuz insanlar var mı?
Vardır. Vardır. Saklamayın.
Benim de vardı.

Beddua eder misiniz?
“Yooo!” demeyin. Edersiniz. Ben de ederdim.

Bedduanın nedeni de, anlamı da belli. Bundan bahsetmeyeceğim.

Çünkü bugünkü konumuz, düşünce ve dilimizi doğru kullanmak.

Hepimiz biliriz.
Atalarımız; ‘Beddua etme, döner dolaşır seni bulur’ derlerdi.
Bu sözün anlamını ünlü fizikçi, bilim adamı Einstein da yıllar önce şöyle açıklamış; ‘İnsanoğlu, ağzından çıkan cümlelerin, alnından çıkan düşüncelerin bütün evreni dolaşıp tekrar onlara döndüğünü bilse; eminim çok daha dikkatli olurlardı. ‘

Mahatma Gandi’ nin sözü de bunu doğruluyor;
Söylediklerine dikkat et; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerine dikkat et; duygularına dönüşür. Duygularına dikkat et; davranışlarına dönüşür. Davranışlarına dikkat et; alışkanlıklarına dönüşür. Alışkanlıklarına dikkat et; değerlerine dönüşür. Değerlerine dikkat et; karakterine dönüşür. Karakterine dikkat et; kaderine dönüşür.

Bu demek oluyor ki, hayatımız boyunca, düşüncelerimiz, sözlerimiz, davranışlarımız bizi etkiliyor.

Düşüncelerimiz, sözlerimiz, hepsi birer enerji ve ne düşünürsek o olduğuna göre, ne düşünür ve ne söylersek çoğunlukla gerçekleşir.

Dualar da düşünce enerjisinin duaya dönüş şeklidir.
Toplum olarak geçmişteki atalarımıza ait olup, özellikle de korku kültüründen gelen olumsuz dil kalıplarımız var.
Bu dil kalıplarımızı, dualarımız, bize ait ve kendi korkularımızı yansıtıyor.
Siz de bu cümleleri, duaları, dil kalıplarını kullanıyor musunuz?
Ben kullanırdım.

Yeni evlenenlere: ‘Allah ayırmasın, Allah mutluluklarını bozmasın. ‘ deriz. Bunu söylerken asıl amacımız ayrılmamaları, ömür boyu mutlu olmalarıdır. Ayrılmalarından korktuğumuz için, korku kültüründen geldiğimiz için bu cümleyi söyleriz.
Bunun yerine ‘Allah mutluluğunuzu daim etsin ‘desek nasıl olur? İkisi de aynı şey değil mi?

Yeni çocuğu olan birine ‘Allah anasız babasız bırakmasın. ‘ deriz.
Bunun yerine ‘Allah sağlıklı uzun ömür versin, anasına babasına bağışlasın’ desek daha iyi değil mi? İkisi de aynı anlama gelmiyor mu?

Yeni araba almış birine ‘Allah kazasız belasız kullanmak nasip etsin. ‘deriz.
Bir bakarız kişi kaza yapmış…
‘Allah sağlıkla, huzurla, uzun yıllar kullanmak nasip etsin. ‘ desek nasıl olur? İkisi de aynı şey değil mi?

Bazen sosyal medyada yazıları okuyorum.
‘Savaş istemiyoruz! ‘ Yazıları var. Bilinçaltı Savaş ve iste-yi alır…Tüm toplumun bilinçaltı da bu iki kelimeye çalışır, toplumun ortak bilinçaltı da onu gerçekleştirmek için olması gereken herşeyi yapar…
Bunun yerine;
‘Barış istiyoruz’ yazsak nasıl olur?
‘ Şehit istemiyoruz’ yerine, ‘Askerlerimizin hepsi ailelerine sağlıkla kavuşsunlar’ desek nasıl olabilir? İkisi de aynı anlama gelmiyor mu?

Dua ederken de ‘Ülkemize birlik beraberlik, barış ver Allahım’ desek? …
‘Kadına şiddeti istemiyoruz’
Yerine ‘kadına saygıyı, sevgiyi seçiyoruz’ desek.

‘İstiyorum’ dedikçe istemeye devam ederiz.
Seçmeliyiz.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Şimdi düşünün…
Bir gün içinde kullandığınız olumsuz dil kalıpları neler?…
Eğer doğru dili kullanmayı alışkanlık haline getirmek isterseniz, onları önce bir kağıda yazın. Karşısına da olumlu olan cümleri yazın.
Olumluları ezberleyin…
Yani kullandığınız dil kalıplarını olumlu hale getirin.

Çevremizi de bu konuda aydınlatırsak, bütüne hizmet etmiş oluruz.
Çünkü hepimiz biriz…
Herkes olumsuz, biz olumluyken hiçbir yararı olmaz.
Toplum olarak o güzel bilince erişmeliyiz…
Bu da ancak, beraber hareketle mümkün.
Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

05052509633
www.aysegulozkonak.com
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak
http://twitter.com/aysegulozkonak
https://instagram.com/kisiselgelisimdansman

Nlp #okul #başarı #profesyonelkoç #eğitim #seminer #ilişkiler #kadınlar #erkekler #evliliktesorunlar #evlilikteçözüm #ikiliilişkiler #ekonomi #eşilişkileri #aile #kişiselgelişim #eğitimkoçu #annebabaçocuk #sağlıklıyaşam

bütünseldönüşümkoçluğu