Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim

Month: Ağustos 2020

KENDİMİZİ KABUL ETMEK


KENDİMİZİ KABUL ETMEK
Filmlerde, dizilerde, reklamlarda, bizleri etkilemek için algılar değiştiriliyor. “Bu arabayı alırsan havalı olur, beğenilirsin. Bu saati alırsan değerli olursun. Şu kıyafeti ya da kokuyu kullanırsan karizmatik olursun/ güzel / yakışıklı olursun;  karşı cinsi kendine aşık edersin. Bu içeceği alırsan neşeli, mutlu olursun, enerjin artar… Gibi gibi.”
Ailemizden yeterince alamadıklarımızı, bu dış faktörlerle tamamlamaya çalışıyoruz. Sırf daha çok sevilmek, ilgi çekmek, değerli olmak, takdir edilmek, kabul edilmek, onaylanmak, yeterli olmak, saygı duyulmak için…Ne yazık ki hepimiz, bu sunni  kandırmacalara kapılıp; tüketici toplumu oluyoruz.
Eğer, tüm bunların bir illüzyon olduğunu bilirsek, kendimizi nasıl hissedersek, karşımızdakinin de bizi öyle gördüğünü fark eder, kendimizle barışırsak; başkalarıyla kendimizi kıyaslamak  zorunda kalmayız.
Ruhumuz, bedenimiz rahat olur. Kimseyle yarışa girmeden, kendimizi olduğumuz gibi kabul edip, özümüzle barışık bir şekilde, önceki bize göre neler neler başardığımızı ve daha neler başaracağımızı fark edebiliriz.

Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

05052509633
www.aysegulozkonak.com
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak
http://twitter.com/aysegulozkonak
https://instagram.com/kisiselgelisimdansman
#Nlp #okul #başarı #profesyonelkoç #eğitim #seminer  #ilişkiler #kadınlar #erkekler #evliliktesorunlar #evlilikteçözüm #ikiliilişkiler #ekonomi #eşilişkileri #aile  #kişiselgelişim  #eğitimkoçu #annebabaçocuk #sağlıklıyaşam
#bütünseldönüşümkoçluğu

BOŞANMADAN ÖNCE BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN

BOŞANMADAN ÖNCE BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN

İletişim sorunu yaşayan bireylerin çoğu; önce karşıdakini suçlar, sonra bu sorunun nedenini sorgular, geneli de çözüm bulmak amacıyla, çevresindekilerle bu sorunu paylaşır.

Eğer sizin de partner ilişkinizde ya da evliliğinizde iletişim sorununuz varsa; karşıdakini suçluyor, ilişkinizi sorguluyor ve ilişkinizi bitirip bitirmemekte kararsızlık yaşıyorsanız ve bitmemesinden yanaysanız, bu sorunu birileriyle paylaşmak istersiniz.

Zihninizde sürekli aynı sorun vardır ve bu süreçte erkeğinizin/kadınınızın olumsuz özelliklerine her zamankinden daha çok odaklanırsınız.
Hatta ona karşı öfkeniz, kızgınlığınız, kırgınlığınız varsa; onun yaptığı her davranış, söylediği her söz gözünüze batmaya başlar. Hele de bir hata yaptıysa…
Yakın çevrenizdekilerle bu problemi paylaşır; destek aramak istersiniz.
Tek amacınız çözüm bulmaktır ama onlar; çözüm bulmaktan ziyade, size duymak istediğiniz sözcüklerle karşılık verirler. Bazıları:’Senin gibi bir insana bunu nasıl yapar?’ derken…bazıları ‘ Yerinde olsam hemen boşardım onu! ‘ gibi sözlerle belirtirler düşüncelerini. Hep olumsuz sözler duyarsınız çevrenizden.
Siz de bu sözler karşısında ‘Evet ben işte böyle iyi bir insanım. Herkes beni onaylıyor, takdir ediyor. Bir tek O bilmedi benim kıymetimi. ‘ diye düşünür ancak yine de işin içinden çıkamazsınız.
Yakın çevrenizdeki insanlar aslında sizi seviyor, üzülmenizi istemiyorlardır. Ancak size destek olalım derken duygusal davrandıklarının, olayları kendilerine göre yorumladıklarının, hatta istemeden de olsa size zarar verdiklerinin farkında değildirler.

Bu karmaşa ve kafa karışıklığı durumunda ne kadar mantıklı olabilirsiniz ki?…

İşte böyle bir süreç yaşıyorsanız; fevri davranmaktan, öfkeye kapılmaktan koruyun kendinizi.
Öfkeliyseniz sakin kalmaya, olayı kavgaya dönüştürmemeye çalışın. Normal yaşantınızı sürdürün.
Yalnız kalıp, iç sesinizi dinleyin.
İç sesiniz size ne söylüyor?…

Eşiniz bağımlılıklara mı sahip? (alkol, madde vb.)
Size şiddet mi uyguluyor?
Üçüncü bir şahıs mı var?
Eşiniz babalık/annelik/eşlik görevini yerine getirmiyor mu?
Düşünün.
Sonra bir kağıda, kendinizin olumlu -olumsuz özelliklerini, eşinizin olumlu- olumsuz özelliklerini yazın.

Evlilikten ve eşinizden ne istiyorsunuz ve ne bekliyorsunuz?
Ya eşiniz sizden?…
Onu da yazın.

Bu listeye göre tekrar düşünün. Gerçekten boşanmayı istiyor musunuz? Yoksa ona sadece hatasını mı göstermeye çalışıyorsunuz?

İkiniz de sakinken, bunu ona saygı diliyle ifade etmeyi deneyin.

Öfke anında önemli kararlar almaktan uzak durun. Tehditkar sözler sarf edip “böyle böyle yapmazsan; senden boşanırım!” cümlelerinden de uzak durun.

Sürekli tartışıyorsanız, birbirinizi sevmenize rağmen, saygı elden gidiyorsa; kendi kendinize çözüm sağlayamıyorsunuz demektir.
Çünkü saygı bittiğinde, sevgi de beraberinde gider.

Bu aşamaya gelmeden; güvendiğiniz bir aile danışmanından destek alarak, güvenle yolunuza devam etmeniz en mantıklısı olur.

Sevgiyle kalın… 😊

Ayşegül Özkonak

EVLİLİK VE BOŞANMAK

EVLİLİK VE BOŞANMAK

Bir kadın ve erkeğin mutluluklarını taçlandırmak için evlenmeleri ne kadar doğalsa; evlendikten sonra anlaşamadıkları durumda boşanmaları da bir o kadar doğaldır.

Ancak; aynı zamanda boşanmak en son çaredir. Çünkü aralarındaki sorunlar belki de küçük bir dokunuşla çözülebilecek durumdadır. Aksi halde çiftler bu dokunuş olmadan gereksiz yere boşanabilirler.
Boşanmadan önce bir destek aldıklarında ise danışman; evliliklerinde fark edemedikleri gerçek sorunu fark etmelerine, önce kendi özlerine, sonra eşine, evliliklerine bakış açılarının ve davranışlarının değişmesini sağlayarak, mutluluklarının artmasına katkıda bulunabilmektedir.

Bazen herşeye rağmen boşanma gerçekleşse bile, bazı evliliklerde boşanmadan sonra da sorunlar, hele de arada çocuklar varsa; taraflardan birinin, ikisinin ya da ailelerinin etkisiyle bitmemektedir.

Bazen de boşanan bazı erkekler, eski karısını kendi malı, kendisinin bir parçası gibi görmeye devam etmektedir.
Böyle bir erkek; çocukluğunda anne babasından yeterli bağlanmayı alamamış bir bireydir. Bu duygusal açlığını, ilk bağlandığı kişiden almak ve tatmin etmek isteyecektir. Ama aslında bu bağlanma; bağlılık değil, bağımlılık şeklinde olmaktadır.
Bu erkek çocukluğunda ayrıca şiddetle büyüdüğü için de; kadınına ve çocuklarına şiddet uygulayabilmektedir. Bu zorlu evlilikten bıkan karısı boşanmak istediğinde ise; elinden oyuncağı alınan 2 yaşındaki küçük bir çocuğun tepkisini gösterebilmektedir.
“Ya benimsin, ya kara toprağın.” inancıyla hareket ederek, masum kadına ve evlatlarına zarar verebilmektedir.
Böyle davranan erkeğin mutlaka bir uzmandan destek alması ve topluma kazandırılması gerekmektedir.

Evlilikte Etkili İletişim seminerlerimde tekrarladığım bir şey var. O da şu;

1. Evlenmeden önce bireylerin mutlaka “Eş Seçimi ve Kendini Tanımak” seminerlerine, eğitimlerine katılmaları ve hem kendilerini hem eş adayını tanımaları; kendi yararına olacaktır.

2. Evlenmeden önce eş adayının ailesini tanımaları da kendi yaralarına olacaktır.

3. Evlendikten sonra oluşabilecek sorunlar için ” Aile İçi İletişim” “Kendini Tanımak” ile ilgili seminer ve eğitimlere katılmaları, gerekirse aile danışmanlarından destek almaları fayda sağlar.

5. Öfke kontrolünü sağlayamadıklarında; öfke kontrolü eğitimleri ve danışmanlıklarını almaları mutlulukları için şarttır.

6. Boşanma gerçekleşmişse, ( ki boşanmak bir travmadır) her iki tarafın da bu travmayı daha kolay atlatabilmeleri için mutlaka bir yardım almaları gerekmektedir.

7. Şiddet vakalarında şiddeti önleyici daha büyük yaptırımlar, ağır cezalar verilmelidir.

Sevgiyle kalın…

Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

05052509633
www.aysegulozkonak.com
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman
#Nlp #okul #başarı #profesyonelkoç #eğitim #seminer #ilişkiler #kadınlar #erkekler #evliliktesorunlar #evlilikteçözüm #ikiliilişkiler #ekonomi #eşilişkileri #aile #kişiselgelişim #eğitimkoçu #annebabaçocuk #sağlıklıyaşam
#bütünseldönüşümkoçluğu

Ayşegül Özkonak