Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim

Month: Mart 2020

KENDİ KENDİMİZE NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ?

KENDİ KENDİMİZE NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ?

Ülkemizde ve tüm Dünya’da meydana gelen, yaşadığımız bu olumsuz gelişmelerden kaynaklı;

“Ya hastalanırsam,
Ya sevdiklerimi kaybedersem?
Dünya daha kötüye gidiyor.
Ne olacak halimiz?’
Ya…? Ya…? Ya…?
Zihnimize böyle sorular geliyor mu?

Amacım, bu süreci kolayca atlatabilmenize yardımcı olabilmek.

Bununla birlikte, bazı sorular sorarak da, farkındalığımızı artırmayı, olaya ve duruma farklı bir açıdan bakmanızı istiyorum.

Sizce tüm dünyadaki bu durum bize neyi hatırlatıyor?

Neye sımsıkı bağlanırsak, imtihanımız da onunla olmuyor mu?

Peki ya uzaklaştıklarımız neler…?
Hadi bir düşünelim.

Kendi özümüzden uzaklaşmış ya da uzaklaştırılmış olabilir miyiz?

Düşünün. Atalarımızın yaşadıklarını düşündüğümüzde, onların durumuna göre bizler çok daha şanslıyız.
Elimizde her şey var.
Bilim ve teknoloji çok ilerledi.
Bilgisayarlar, akıllı telefonlar var, bilgiye hemen anında ulaşabiliyoruz.
Her şeyi alma, yapma gücüne ve yeterliliğine sahibiz.
Atalarımızın yokluğunu, kıtlığını düşündüğümüzde, onlara göre maddi doyuma çok daha fazla ulaşmış değil miyiz?

Peki ya maneviyatımız ne durumda…?

Tekrar bir şeylerin bize hatırlatılması olabilir mi, bu salgın ve yaşadığımız bu zoraki durum?

Cevapları size bırakıyorum.

Bu detaylara fazla girmek istemiyorum.
Asıl amacım; hepimizin bu olumsuz süreci kolaylıkla atlatmasına yardımcı olabilmek. 😊

Ben de dahil, hepimiz evdeyiz. Peki, bu krizi fırsata dönüştürebilir miyiz?

Evet.

Bunun için şunları yapabilirsiniz:

1. Her sabah gülümseyerek kalkın. Gülümsediğinde serotonin yani mutluluk hormonu salgılanacak.

2. Size nefes tekniği öğreteceğim.

Mutlaka her gün 5 dk. Nefes egzersizi yapın.
Nefes egzersizini günde 5 kere, 5′ er defa olacak şekilde uygulayın.
Mümkünse bir relaks müzikle beraber yapın. Hatta evliyseniz, çocukları da eşinizi de işin içine alın. Oyun yapar gibi yapın.
Her gün, sakin ve dinginliğe ulaşarak, kendinizle, iç sesinizle konuşarak derin derin nefesler alıp vermeye, iç sesinize kulak vermeye çalışın.

UYGULAMA:
NEFES EGZERSİZİ (Canlı yayında öğreteceğim.)

3. Akla olumsuz bir şey geldiğinde, düşünce geldiğinde ” düşüncemi sevgiyle kabul ediyor, sevgiyle UĞURLUYORUM. Düşündüğümü düşündüm. İptal, iptal, iptal ” deyip; düşünceyi değiştirin.
Olumlu başka bir düşünceye geçin. Başlarda zorlansan da buna alışacaksınız.

4. Kendinizin olumlu yönlerinin olduğu bir liste yapın. Bunu nefes çalışmasından sonra sakin ve dinginliğe yaklaştığınızda yapın

5. Şimdiye kadar yapmak istediğiniz ama yapamadığınız neler var? Bunu düşünün.
Neleri ertelediniz şimdiye kadar?
Şu sıralar bunlardan hangilerini yapabilirsiniz?

6. Belki çoktandır ötelediğiniz sağlığınıza, daha çok dikkat etmeniz gerekiyordur?

7. Eksik bıraktığınız işleri, yarım kalan uğraşları tamamlasanız nasıl olur?

8. Belki uzun zamandır temizlik yapmak istiyor, yapamıyordunuz? İşte size bir fırsat.
Ayrıca, zihinsel, bedensel, ruhsal
temizliğe başlamak için de muhteşem bir fırsat olabilir mi?
Mesela; Yoga ve meditasyon ne dersiniz?

9. Kendinize özel zaman ayırın. Nasıl Daha üretken olabilirsiniz?
Hayat amacınızı belirleyin.
Ne yaparken kendinizi mutlu hissediyorsunuz?
Gözleriniz ne yaparken ışıldıyorsa, gözlerinizin içi gülüyorsa, bu sizin hayat amacınızdır. O amacı bulun.

10. Hayat amacınız yok, yeteneğiniz yok diyelim.

11. Kendiniz için, hoşunuza giden, eskiden yapmaktan haz aldığınız ama şimdi ötelediğiniz aktivitelerin bir listesini yapın.
Ve uygulamaya başlayın.

12. Yeteneğiniz olmasa bile, kara kalem çiziktirseniz, resim yapsanız nasıl olur?

13. Bir defter tutabilirsiniz mesela, o deftere duygularınızı yazabilirsiniz.

14. Hep okumak isteyip de, zaman bulamamaktan şikayet edip, okumadığınız o kitapları okusanız nasıl olur?

15. Şiir yazsanız? Ya da,
Anılarınızı yazmaya çalışsanız?

16. Yeteneğiniz ve yaşınız her ne ise, mesela bir enstrüman çalmaya çabalasanız nasıl olur?

17. Belki de en önemlisi, bekarsanız sevdiklerinize; evliyseniz eşinize, varsa çocuklarınıza karşı gösteremediğiniz o ilgiyi, sevgiyi, şefkati gösterseniz; daha fazla gülümseseniz, tatlı sözlerle onaylayıp, daha anlamlı bir şekilde takdir etseniz, onları olduğu gibi kabul etseniz, çoktandır esirgediğiniz o sohbeti onlarla
yapsanız?
Küçük çocuğunuz varsa;
– Anne/ baba azıcık oynayalım n’olur?
Dediklerinde;
– İşim var, şimdi olmaz, yorgunum. Bahanesi yerine, onlarla oynasanız, hatta ailece körebe, saklambaç vb. oynasanız nasıl olur?

18. Ama onlara verdiklerinizi, herkesten önce kendinize verseniz, nasıl olur?

19. Evin içinde, hareketli, neşeli müzikler açıp, şarkı söyleseniz; bir oyun havasıyla hep beraber oynasanız nasıl olur? Mutluluk hormonunuzun salgılandığını fark edeceksiniz.

20. İnancınız her ne olursa olsun.
Şükür bilinci bir ilaç gibidir.
Şükürlerinizi artırmaya ne dersiniz?
Ya ibadetlerinizi artırmaya…?

21. Kendinizi üzgün, moralsiz hissettiğinizde, bedeninizi dikleştirip, başınızı yukarı kaldırarak, (içinizden gelmese de )gülümseyerek, içinizden 30′ a kadar sayın. (Mutluluk hormonun salgılanacak. )

22. Bu süreçte ve her zaman, depresif müzikler dinlemekten uzak durun, daha çok neşeli enerjik size coşku ve enerji verecek müzikler dinleyin.

23. Renkli giyinin. Siyah, gri, kahve renginden uzak durun.

24. Her gün, duş almaya özen gösterin.

25. Mutlaka yarım saat egzersiz yapın.

26. UYGULAMA: MEDİTASYON
Kendinizi çok muhteşem çiçeklerle, yeşilliklerle dolu bir akarsu kıyısında hayal edin.

Tepenizden kar beyazı bir enerjinin bedeninize yerleştiğini imgeleyin.
Kar beyazı bu ışık, tüm bedeninizi, hücrelerinizi yıkasın.

Bu ışıkla, bulunduğunuz ev, mahalle, şehir, ülke ve Dünya yıkansın. Herkes sağlıklı, mutlu, huzurlu, neşeli, enerjik, coşkulu, başarılı, maddi manevi bolluk bereket içinde. Herkesin yüzü gülüyor. Ailenizle, sevenlerinizle, sevdiklerinizle sevdiklerinizlesiniz.
Herkes birbiriyle dost.
Hissedin. Hissedin. Hissedin.
Gülümseyin, gülümseyin, gülümseyin…

Not: Korkunun azı iyidir. Bizi dikkatli ve tedbirli olmaya iter. Ama kaygı, korku, endişe; takıntı geliştirmenize, sizi toplumdan soyutlanmanıza neden oluyorsa, bir uzmandan destek almak en doğrusudur.

Kocaman sevgiler her birinize.

Aklınızda olsun.
Her sorunun bir çözümü var.
Sevgiyle kalın…
Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

Cep Telefonu: 0 505 250 9633

E-posta Adres: aysegulozkonak@gmail.com

Kişisel web adresi: www.aysegulozkonak.com

Sosyal Medya:

https://www.instagram.com/kisiselgelisimdansman/

https://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://www.linkedin.com/in/ayşegül-özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

DEĞİŞİM

DEĞİŞİM
Bugün Pazar.
Evliyseniz alın eşinizi çocuklarınızı; çıkın gezmeye, onları da mutlu edin, kendinizi de.
Yalnız mısınız…?
Bu defa kendinizi alın yanınıza. İnsanın en iyi arkadaşı kendisidir.
Çıkın dışarı şöyle bir; güneş ışınlarını çekin içinize gülümseyerek…
Yürüyün sizi ayaklarınız nereye götürürse.
Ayaklarınızın varlığına şükredin sizi taşıdıkları için. Yürürken de seyredin etrafı.
Renksiz binaların arasındaki yeşillikleri görmeye çalışın. Gözlerinizle görebildiğiniz için şükredin.
Caddeden geçen arabaların gürültüsünü değil, ağaçların üzerinde birbirine cıvıldaşan serçeleri işitin. Ve şükredin işitebildiğiniz için kulaklarınızla.
Oturun bir cafeye; izleyin etrafınızda doğa ya da park varsa.
O güzellikleri gözlemleyin.
Ama ayırdına vararak. Öylesine değil…
Her birinden keyif alarak.
İçtiğiniz çay / kahvenin her yudumunun tadına vararak…
Etrafta doğa yoksa çevredeki insanları gözlemleyin.
Sadece seyredin…
Koşuşturmaları, o hengameyi.
Sonra içinize dönün.
Kendinize MERHABA deyin.
Kendiniz nasılsınız…?
Ne hissediyorsunuz?
Bulunduğunuz durumdan memnun musunuz?
Hangi olumlu şartlara sahipsiniz?
Nelerden kurtulmak istiyorsunuz?
Aklınıza takılı kalan neler var, içinizden atmak istediğiniz ama atamadığınız.
Hangi önemli kararları almak istiyorsunuz?.
Neleri bırakmak istiyorsunuz?
Neleri değiştirmek istiyorsunuz hayatınızda?
Neler yapmak istiyorsunuz?
Şimdiye kadar neleri başardınız?
Daha neleri başarmak istiyorsunuz?
Kendinizle ne zamandır sohbet etmediniz?
Hadi başlayın sohbete.
Kendimizden kaçarız, kalabalığa sığınırız hep.
Oysa en güzel sohbet, kendimizle başbaşa yaptığımız sohbettir.
En doğru kararlar da onunla yaptığımız sohbetler sonrası alınır.
Hadi çıkın…
Güneşe merhaba deyin, ışınlarını içinize çekin.
Hadi…
Ve Sevgiyle Kalın…

Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
Ayşegül Özkonak

İLETİŞİM KAZALARINI ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?

İLETİŞİM KAZALARINI ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?
İnsanlar iletişim kazaları yaparlar?
Neden?
Çünkü düşünmeden yazar ya da konuşurlar.

Özellikle de yazışarak iletişim sağlamaya çalışmak; içinde ses tonu, tınısı, beden dili olmadığı için; yanlış anlaşılmalara ve yanlış anlaşılmaktan kaynaklı iletişimin tamamen kesilmesine neden olabilir.

En doğru davranış, yazışmaktansa; görüşmek istediğimiz kişiyi doğrudan telefonla aramak ya da yüzyüze görüşmektir.

Diğer bir neden ise; iyi bir dinleyici olmamaktır.
Konuşma sırasında kişi, karşıdaki insan konuşurken onun ne söylediğine odaklanmıyor; zihninde kendisinin ne söyleyeceğine odaklanıyor ve cümleler planlıyordur.

Bu kazaları önlemek amacıyla, yazışarak görüşmeye mecbursak; yazdığımız yazıyı göndermeden önce kontrol etmek,

Konuşurken de; ağzımızdan çıkan sözü önce düşünüp, sonra konuşmak önemli.

Bu konulara dikkat ettiğimiz sürece, ‘Ben onu demek istememiştim yanlış anladılar/ hep yanlış anlaşılıyorum’ hayıflanması yaşamayız.

Böylece iletişimimiz de daha muhteşem olur.

O halde karşımızdaki kişileri dikkatli dinleyelim ama yarım yamalak değil. Gözümüzle, kulağımızla, tüm bedenimizle…

Sevgiyle kalın… 😊

Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
Ayşegül Özkonak
05052509633
#aile #kişiselgelişim #seminer #başarı #nlp

Ayşegül Özkonak