“Ayşegül Hocam, hayatımı sizle tanışmadan önce ve tanıştıktan sonra diye ikiye ayrıyorum.
Sizi ilk kez bir seminerinizde tanıdım.” Hayatında hiç mi olumlu birşey olmadı? ” diye sormuştunuz. Yıllarca hep mutsuz, agresif, alıngan, kavgacı, kıskanç ve huzursuzdum. Hemen her konuda başkalarını suçlardım. Hele de en çok babamı. Ablamı ve kızkardeşimi bana göre daha çok seviyordu. Onlara daha yakındı.
Babam ben doğmadan önce erkek olmamı beklemiş. O yüzden de sizle tanışana kadar kendimi bir kadın gibi hissedememiştim. Belki eşimle de bu yüzden cinsel anlamda problem yaşıyorduk.
Bu yaşa kadar hep öfke doluydum. En ufak şeye parlıyordum. Bazen nedensizdi bu öfkelerim.
Hocam sayenizde kendimi tanıdım. Babamı, annemi, kayınvalidemi, kayınbabamı sayenizde affettim. Onlarla aram son derece iyi. Eskiden yapamadığımız sohbetleri edebiliyoruz. En başta da kendimle barıştım. Olduğum gibi kabul ettim. Kendimi sevmeye başladım.
Hocam meğer ben ne kadar güzelmişim.
Eşimle aramız da düzeldi. Size gelmeden önce nerdeyse kopma noktasına gelmiştik. Şimdiki halime şaşırıyor.
Çocuklarımla iletişimim düzeldi. Eskiden seslerine bile tahammül edemiyordum. Canlarını yakıyordum. Sonra da vicdan azabı çekiyordum. Artık onlara öfkelenmiyorum. Kitap okuyoruz beraberce. Oyunlar oynuyoruz.
İşyerimdeki arkadaşlar “sen ne kadar değiştin. Çok neşelisin” diyorlar.
Size ne kadar teşekkür etsem azdır.
Ablamın ve iki arkadaşımın da size ihtiyaçları var.
İyi ki varsınız. İyi ki tanımışım. Allah sizden razı olsun. ”

Bir can daha kurtuldu. Birinin hayatına katkı olabilmek… İstersek her şey mümkün. Yeter ki isteyelim.
Sevgiyle kalın.

Not; paylaşımlar, ad soyadları gizlenerek ve kişilerin kendi istekleri üzerine yapılmıştır.
Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı