Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim

Month: Mart 2018

SEVGİ AYRIMI NERDE BAŞLAR?

SEVGİ AYRIMI NERDE BAŞLAR?
Aranızda baba tarafına ya da anne tarafına benzediği için ailede sevilmeyen ya da kardeşlerine göre daha az sevilen var mı?…Varsa burda neler hissediyors(d)unuz?
Reddedilmek, kabul edilmemek, sevilmemek, istenmemek, dışlanmak, öfke, yalnızlık, itilmişlik, kıskançlık, beğenilmemek?…

Şimdi varsa eğer, kendi çocuklarınızı düşünün; kayınvalide, kayınpeder, görümce, kayınınıza benzediği için daha az sevdiğiniz çocuğunuz var mı?…
Bu çocuğunuzun davranışlarını izleyin.
Mutsuz mu?
Onunla iletişim sorunu yaşıyor musunuz?
İdrar ve dışkılama sorunları var mı?
Tırnaklarını kemiriyor mu?
Agresif mi?
Bağımlılıkları var mı? ( internet, cep telefonu, sigara, alkol, vb.)
İçe kapanık mı?
Sizinle sürekli çatışma halinde mi?
Sürekli uyumak istiyor mu?
Depresyonda mı?
Başarısız mı?
Okulu bitirsin ya da bitirmesin, davranışları sizi bir şekilde rahatsız etmeye devam ediyor mu?
Bu konuda bir uzmandan yardım aldığınızda; eşinize, onun ailesine ya da kendi tarafınızdaki aile bireylerine duyduğunuz öfke, kin, nefret gibi duygular bitecek;
hem eşinizle, hem onun ailesiyle, hem kendinizle, hem çocuğunuzla iletişimimiz düzelecektir.
Sevgiyle kalın.
Ayşegül Özkonak

EVLİLİK NE AMAÇLA YAPILMALI?

EVLİLİK NE AMAÇLA YAPILMALI?
Sizce evlilik ne amaçla yapılmalı?
Para, mal, mülk, güzellik/ yakışıklılık, şan, şöhret, kariyer, mevki, aşk, sevgi, yalnız kalmamak?…
Hangi faktör daha etkili?
Evlilik yaparken, karşıdaki partnerin hangi özelliğine dikkat etmeli?
Birisiyle ilk karşılaştığımızda blinçaltımızdan bize sinyaller gelir. Sezgiler yanlış yolda olduğumuzu hissettirir. Ama o sesi ve sinyalleri susturur gözümüzü kaparsak, etkisini artıran daha yüksek bir uyaranla uyanırız.
Karşıdaki insan, beden diliyle, söz, tavır ve davranışlarıyla bize zarar vereceğini az çok belli eder.
Saflık derecesinde iyi niyetle devam eden ilişki; sırasında ve sonrasında bir öğreti almamıza neden olur. Ama küçük ya da büyük kayıplar yaşatarak tabi ki…
İkili ilişkilerde ilk etki, ilişkinin devamı ya da bitirilmesinde büyük önem taşır. İlk karşılaştığımızda kendimizi daha enerjik hissediyorsak, konuşmamız daha akıcı, cıvıl cıvılsak, olduğumuz gibiysek, maske takmaya gerek duymuyorsak, dal dal açılıyorsak, hatta sanki yıllardır tanıyor gibi bir hisse kapıldıysak, karşımızdaki kişi tarafından kabul görmüşüzdür. Kendimizi güvende hissetmişizdir. Kalbinizi, gönlümüzü açabiliriz.
Ama ilk karşılaşmada, negatif, tanımlayamadığımız bir duyguya kapıldıysak, söylemek istediğimiz sözler boğazımızda düğüm oluşturduysa, bir bakışla, sözle, davranış ve tavırlarla; eleştirildiğimiz, yargılandığımız, kınandığımız, suçlandığımız hissettiriliyorsa, onun yanında kendimizi değersiz, yetersiz, özgüvensiz hissediyorsak, içe kapanmaya başladıysak, sessizleştiysek, kendimiz olamıyorsak, kabul edilmediğimizi hissediyorsak, iç sesimizi dinlemeli; o kişiden uzaklaşmalıyız.
Yalnız kalmamak için değil; hayatı paylaşmak için, gelecekteki çocuklarımızın anne/ babası olmaya layık olabilecek vasıflarda olduğu için, güven duyduğumuz için, huzur bulduğumuz için, onu görünce mutlu olduğumuz için, onunla her konuda rahatlıkla bitmeyen sohbetler edebildiğimiz için, sevgiyi taaa iliklerimizde hissedebildiğimiz için, bir gün değil, bir ömür geçirebilecek olduğumuza inandığımız için, geleceğe aynı pencereden bakabildiğimiz için, sevgili, saygılı, merhametli, vicdanlı, iyi ahlâklı olduğu için, kendimizi olduğu gibi kabul ettiği için, fikirlerimize saygı duyduğu için, onu olduğu gibi kabul ederek, mutluluğu ve huzuru beraberce, elele yakalayabilmek için, doğru kişi, doğru eş olduğu için ve en önemlisi, doğru zamanda doğru karar vererek evlenmek en doğrusudur.
Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Danışmanı

Orası buradan daha güzel değil.

Özünde mutsuz olan, nereye giderse gitsin hep mutsuz olur.
Başkasının hayatı ile kendi hayatını kıyasladığın sürece hep mutsuz olacaksın.
Orası buradan daha güzel değil.
Senin elinde neler var?
Elindekilerle neler yapabilirsin?
Ne yaparsan mutlu olabilirsin?
Hayatını nasıl güzelleştirebilirsin?
Kendi hayatına, seninle yaşayanlara nasıl bir katkıda bulunabilirsin?
Bunları sor kendine.
Cevaplar nasılsa gelecektir.
Sevgiyle kal. 🙂 Ayşegül Özkonak Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Danışmanı

SEVGİN BİTTİ Mİ?

SEVGİN BİTTİ Mİ?
O erkeğin/ kadının kendine eş olmasını sen seçtin. Karar verdiğin dönemde sana en uygun aday oydu. Ona karşı az ya da çok bir sevgi duyuyordun. Şimdi değişen ne?
Yaşadığın olumsuzluklar, çelişkiler, kırgınlıklar, kızgınlıklar, zihin okumalar, içsel ( ve başkalarına olumsuz özelliklerini anlatarak dışsal) konuşmalarla, kendi kendini doldurmalarla, ona olan sevgini azaltıyorsun.
” Değişen ne oldu bilmiyorum. Ona karşı sevgim bitti sanki. Ayrılmayı düşünüyorum. Ayrılıp ayrılmamakta kararsızım… Çelişki içindeyim ” diye birilerine dert yandığında, seni onaylayanlara ve ” istemiyorsan ayrıl, boşan” diyenlere kulaklarını kapa. Hatta onlara dert yanmaktan vazgeç.
Birine duyduğun sevgi azaltılabilir de, çoğaltılabilir de. Bu senin elinde.
Dikkat et. Sevgiyi, aşkı yeniden kazanmak yine yeniden senin elinde, bu mümkün ve kolay.
Sevgiyle kal.
Ayşegül Özkonak Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Danışmanı

KARAR SENİN

Evren boşluk kabul etmez. Mutlaka birşeyle doldurulur. Eşin ve çocuğun istediği sevgi, ilgi, onay, olduğu gibi kabul, takdir, destek alanları boş bırakıldığında; o boşluk alanlarını dolduracak birşeyler ya da birileri bulunur. Bu boşluk kim ve ne tarafından doldursun istersin? Seninle mi? Başkaları tarafından mı? Karar senin. Sevgiyle kal. 🙂
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Danışmanı
Ayşegül Özkonak

ÖNCE EŞİM DEĞİŞSİN.

Der ki;
-Önce kocam değişsin. / -Önce karım değişsin.
Bilmez ki; değiştirmeye zorlanan insan aynı kalmaya devam edecek.
Bilmez ki asıl değişim, insanın kendin de başlayacak.
Bilmez ki, kendisi değişince, etrafa yaydığı olumsuz frekans da değişecek.
Ve bilmez ki değişen frekanslarla birlikte, değişmesini istediği eşinin davranışları da , onun ailesinin davranışları da nasılsa değişecek.

Sevgiyle kalın. Ayşegül Özkonak

Olmazsa olmazlara, kişilere tutundukça özgür kalamayız. Tabii ki sevebiliriz ama bağımlı olmadan.”Onsuz yaşayamam,onsuz ben bir hiçim” demeden.Bunu söylemek kendini yok saymak demektir.Kendine değer vermemek demektir. Kendini önemsememek demektir.Önce kendimizle barışık olmak, kendi varlığımızı sevmek, kabul etmek, sonra başkasına sevgi sunmak en doğrusu.
Gününüz aydın olsun .:) Ayşegül Özkonak

Başkalarına teşekkür edebiliyorsan, ” Çok şıksınız/ Çok güzelsiniz. ” diyebiliyorsan; onay sözcüklerini kullanmakta sıkıntın yok demektir. Bu sözlere esas layık olan kadınına/ erkeğine; senden beklediği bu tarz güzel sözcükleri kullandığında, evindeki sorunlarının da yavaş yavaş çözüldüğünü farkedeceksin.

KADIN TAVRI

KADIN TAVRI
Her işi dört dörtlük yapan, eşinin yapacağı görevleri de üstlenen, her işi kotaran kadının da;
yaradılışının aksine, erkeksi görünmeye çalışan; eşine:
“Sen dahil, benim hiç kimseye ihtiyacım yok, eyvallahım yok” mesajı veren kadının da; eşinin gözünde değeri yoktur ve erkeğini uzaklaştırır.

Çünkü erkeğinin kendisini ispat etmesine izin vermiyordur. Başlangıçta bu durum erkeğe hoş gelse de, sonrasında sıkıcı olmaya başlar.

Erkeğini kahramanı olarak gören ve onu güçlü hissettiren; ona muhtaç değil ama ihtiyacı olduğunu belli eden kadına ise o erkek; kendisini adar.

Çünkü yapabileceklerini yaparak, kadınının kahramanı olmak kendisini iyi hissettirecektir. 🙂
Ayşegül Özkonak

BİR BABA TAVRI

BİR BABA TAVRI
Bir baba; kendini savunmaya, durumu izah etmeye çalışan oğluna diyor ki;
” Bana sesini yükseltme dedim! Efendi ol. Kapa çeneni! ”

Aynı çocuk, arkadaşlarının bir davranışına tepki vermediğinde ise aynı baba oğlunu şöyle suçluyor;
” Pısırık herif! Kendi hakkını arasana, ne zaman adam olmayı öğreneceksin! Ben olsam… yapardım. ”

Çocuk bu durumda çelişkide kalır.
Ailesini memnun edemez. İsyan eder ya da iyice siner.
Davranış bozukluğu ile tepkisellik arasında gider gelir.

Ayşegül Özkonak
www.aysegulozkonak.com
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Danışmanı

Ayşegül Özkonak