YAŞLILARIMIZI ( /KENDİMİZİ) ALZHEİMER’E KARŞI KORUMAK

Alzheimer olduktan sonra ne yapılmalı? Konusunda pek çok bilgi buluruz da, korunmak için ne yapılmalı? Pek de bilemeyiz.
Alzheimer (Demans/ bunama); hafıza kaybı, konuşma ve beyin fonksiyonlarında sorunların göstergesidir. Hem hastanın kendisi, en çok da ona bakmak zorunda olan yakınları için büyük sıkıntı oluşturur.
Alzheimer, geçmişte yaşanan acılardan, travmalardan, zihinsel anlamda uzaklaşıp, çocukluğunun sorunsuz, sorumsuz ve güvenilir ortamına dönme arzusundan; geçmişte onu üzen, kıran, inciten olay, durum , insanlara duyulan öfke ve onları affedememekten, hayatı olduğu gibi kabul edememekten, gerektiğinde hayatı akışına bırakamamaktan kaynaklanabilmektedir…
Bu durum, bilinçaltının hayatın zorluklarından kaçışıdır.
Kişilik olarak; olup biten olayları reddeden, çevresindeki herşeyi, herkesi düzeltmeye çalışan, kontrol etme ihtiyacı duyan, kendince onları değiştirmeye çalışan, mükemmeliyetçi insanlarda daha çok görülebilmektedir.
Yaşlanmış bireyin çocukları artık büyüyüp, evden ayrılmıştır. Birey, belli bir süre çeşitli uğraşlar, hobilerle ilgilenmiş ancak onlardan da keyif almaz olmuş, organları, duyuları yavaş çalışmakta, istediğini gençliğindeki gibi pratik olarak yapamamakta, istediği yere istediği ölçüde ve güçte gidememektedir. Kendisine eskiden olduğu gibi herhangi bir konuda danışılmadığı, fikri alınmadığı için de, yaşlı birey kendisini atıl gibi hissetmektedir.
Bilmemiz gereken, hormonlarımızın da bu oluşumda büyük katkıları vardır. Erkekte testosteron, kadında östrojen hormonları, hafızanın daha güçlü olmasına, daha aktif, kendine güvenen, başarı duygusunu oluşturan, olumlu düşünce tarzının gelişmesini, erkeğin erkek; kadının da kadın olmasını sağlayan hormonlardır. Yaşlılıkla beraber bu hormonların azalması; bireyin daha öfkeli, isteksiz, hayattan soğumuş, depresif ruh halinde olmasına neden olur.

Böyle bir büyüğünüz var mı?

“Aman annem/ babam yorulmasın, iş yapmasın, bizi büyütürken yeterince çile çekti” diyenlerden misiniz?
Onlara hiç bir iş yaptırmamaya yeminli misiniz?
” Sen otur, ben yaparım” diyor musunuz?
Öyle diyorsanız, canınız kadar sevdiğiniz anne babanızın zararına hareket ediyorsunuz demektir.
Günlük işlerini kendi başlarına (yapabildiği ölçüde) yapmasına fırsat tanıyın. Yanınızda kalıyorlarsa, işlerinizi kolaylaştırmak amaçlı size yardımcı olmalarına da izin verin.
Böyle davranarak; onların beden kaslarının, hafızasının güçlenmesine yardım etmiş olursunuz.
Alçıya alınmış kol kası zamanla nasıl zayıflar, eski işlevini kaybederse; kullanılmayan beden kasları ve kullanılmayan beyin kasları da zayıflar. Alzheimerin nedenlerinden bir nedeni de budur.
Günlük işlerini yapmasına izin verirseniz, kendine olan güveni artar. Gücünü tartarak, hala kendince yeterli olduğu, kabul edildiği inancını geliştirir.
NOT: Bu aşamaya gelmeden önce; önlem olarak, geçmişte olanları affetme, öfke duygusunu boşaltma, olanı olduğu gibi kabule geçme, kişide güven, değerlilik, yeterlilik ve huzur duygularının yerleştirilmesi çok önemlidir.

Hafızasının güçlenmesi için yaptıracağınız uygulamalar neler:

1.Anne- babanıza yazı ve resim defterleri alın. Anılarını, şiir vb.. aklına ne geliyorsa yazsınlar. (Günde en az 15 Dk.)
2. Resim defterine resimler çizdirin.
Tıpkı siz daha bebekken onun size yaptırdığı gibi; beraberce yazı yazın. Resim yapın.
3. Birlikte şarkı söyleyin.
4. Sol el çalışması: Solaksa, sağ elle, sağlaksa; sol eliyle günde yarım saat resim yapsın ya da harfleri yazsın. Tıpkı ilkokuldaki gibi, her bir harfi yazsın. Sonra da kelime ve cümleleri. Böylece, sağ ve sol beyin çalışmış, iki beyin lobu arasındaki koordinasyon sağlanmış olur.
5. Tek ayak üstünde durma çalışması da etkili. Dengede durmaya çalışsın. Tabi sizin kontrolünüzde.
6. Çocuk oyunu : Etrafını keşfetmeye çalışan çocuklar gibi, tüm beden duyularıyla ortamı hissetmeye çalıştırın. Gözleri kapatıp, belirlediğiniz bir mesafeye gidebilsin.( Sizin kontrolünüzde).
Bazen de bir şarkının sözlerini soruverin meselâ…
7. Harf alıştırması: Bir gazetedeki yazılarda; bir kelimedeki birden fazla aynı harfi bulup fosforlu kalemle işaretlettirin.
8. Dedektif oyunu: Akşam saat 8: 00 de ne yaptın? Ne yedin? Gibi sorularla hafızayı güçlendirmek.
9. Çapraz alıştırma: Sol elle sağ dize, sağ elle sol dize dokunma. Kolları olabildiğince yukarı kaldırarak yapmak etkilidir.
10. Sonsuz işareti: Gözleri kapattırıp, hayalde sevdiği rengi kullandırıp baş hareketi ile sonsuz işareti çizmek zihni canlandırır.
11. Kelime oyunu: Yoldaysanız reklam panolarındaki; trafikteyseniz araç plakalarındaki harflerden yeni kelimeler türetmek hafızanın güçlenmesinde etkili rol oynar.
12. Günlük yazma: Gün boyu yaşadığı olayları yazdırın. Günlük tutsun.
13. Beraberce satranç, su doku oynayın. Bulmaca çözsün.
14. Çaldığı bir enstrüman varsa, enstrüman çaldırın. Bir koroya beraberce gidin. Değişimi farkedin.
15. Cümle oyunu: Aynı harfle başlayan farklı kelimelerden bir cümle oluşturun. Örnek: “Sarı saçlı sevgilim, saat sekizde seni sizin sinemanın salonunda bekliyorum.” Gibi.
16. Hareket halindeki araçta giderken, dışarda gözüne takılan görüntüleri size çok çabuk aktarmasını isteyin.
17. Soya; östrojen üretimi, dolayısıyla hafıza için gerekli.
18. Kahve içmenin hafızada olumlu etki oluşturduğu biliniyor.
19. Yapabileceği ölçüde egzersiz, yürüyüş çok yararlı.
20. Yağlı balık eti, omega 3 ile hafıza güçleniyor.
21. Adaçayı, karanfil ve B vitamini çok faydalı ek besinler.
22. Günde yarım saat kitap okumasını sağlayın.
Tüm bu önlemlere rağmen Alzheimer başladıysa, mutlaka bir uzman tarafından izlenmesi gerekir.
NOT: Çocuklarınıza, torunlarınıza, siz belli bir yaşın üzerindeyseniz kendiniz için de bu uygulamaları yapın. Farkı farkedin.
Hepinize sevgiler 🙂
Ayşegül Özkonak