Ayşegül Özkonak

Kişisel Gelişim

Month: Aralık 2017

KAYINVALİDE TAVRI

KAYINVALİDE TAVRI
Gelin- kayınvalide sorunlarının esas nedenlerinden biri de; kayınvalidenin gelini ve oğlunun kişisel sınırlarını, ailesel sınırlarını delmeye çalışması ya da hiçe saymasıdır.
Habersiz çat kapı gelmesi, gelinin her davranışını kontrol etmesi, yönetmeye ve yönlendirmeye çalışması, gideceği yerlere karışması, akıl vermeye çalışması, dünyanın kendi etrafında dönmesini istemesi, beklenti içine girme davranışı ve beklentisi karşılanmadığında öfke nöbetlerine girmesi, alacağı ve yapacağı işlere karışması, gelin yok gibi davranıp, onların plan ve programlarını kendi istekleri doğrultusunda değiştirmeye çalışması vb.. hepsi sınır ihlalidir.
Ayşegül Özkonak

GELİN TAVRI

GELİN TAVRI

Kayınvalide- gelin sorunlarının nedenlerinden bir diğeri de;

1. Gelinin kendi annesi (ve kadın atalarından) alt bilinçten getirdiği
” sen ne yaparsan yap, kayınvalide kayınvalideliğini yapar” kaydıyla hareket eder. Kendi kayınvalidesi ne kadar iyi olsa da her davranışının altında art niyet arar.
2. Eğer istenmeyen gelinse; ( bilinçli haliyle iyi olmaya çalışsa da) bilinçaltından gelen (tepkisellik davranışıyla) en başta gardını alma tavrı gösterir.
3. Düğünündeki yaşanan olumsuzları sık sık vurgular.
4. Kayınvalideyi ayakbağı görür.
5. Kendi annesini baş köşeye oturtup, kayınvalidesini, dış kapının dış mandalı yerine koyar.
6. “Oğlun artık benim, sen sadece bir annesin” mesajı verir. Eşinin kök ailesinden soyutlanmasını ister.
7. ” Sizin kafanız eski kafa, dünya artık modernleşti” düşünce ve tavrıyla herşeyi bildiğini ima eder.
İşi düşünce ” anneciğim” der.
8. Anne demektense, ortaya konuşur.
Bu ve bunun gibi düşünce, tavır ve davranışlar, gelin- kayınvalide sorunlarına neden olmaktadır.
Ayşegül Özkonak

KARAR VERİRKEN

KARAR VERİRKEN
Çok basit bir konuda özel hayatınla ilgli verdiğin bir karar var ve çevrendeki insanlar seni kararından dolayı yargılayabiliyor ve eleştirebiliyorsa, sorun sendedir. Bu hakkı onlara sen veriyorsun. Orada ” DUR ” demeyi bilmek gerekir.

– Öyle düşünebilirsin. Böyle karar verdim. Bu benim kararım .
( Sağır kurbağayı da oynayabilirsin, )
Kişisel sınırlarını kimsenin aşmasına izin verme.
Böylece daha rahat ve huzurlu olur, başkalarının kişisel sınırlarını ihlal etmesini önler, iyi bir iletişime sahip olabilirsin.
Ayşegül Özkonak

ÇOCUĞUNUZ / TORUNUNUZ NEDENSİZ ÖFKELİ Mİ?

ÇOCUĞUNUZ / TORUNUNUZ NEDENSİZ ÖFKELİ Mİ?
1. Ebeveynlerden biri öfke şemasına sahiptir( Yani öfkesini kontrol edemiyor ve ona öfke konusuna rol model olmuştur)
2. Siz onun her davranışını kontrol ediyor, yönetmeye çalışıyorsunuzdur. O da size tepkisel davranıyordur. Dediğinizin tersini yaparak, birey olduğunu ispata çalışıyordur.
3. Aranızda iletişim sağlanmıyor, duygu ve düşüncelerine önem vermiyorsunuzdur.
4. Her istediğini şimdiye kadar anında yapmışsınızdır. Şimdi ise sizi aşan isteklerde bulunuyordur.
Sınır koymaya çalıştığınızda ise öfke krizine giriyordur.
Not: Kişi istenmeyen bebekse de öfke duygusuna sahiptir. ( İstendiği inancı yüklenmelidir. )
Ayşegül Özkonak

KİLO SORUNUNUN BİLİNÇALTI NEDENLERİ

KİLO SORUNUNUN BİLİNÇALTI NEDENLERİ
1.Kendini güvende hissetmeme.
2.Korunma ihtiyacı.
3.Özellikle kadınlarda,erkeğe karşı duyulan öfke veya babaya karşı duyulan öfke kız çocuğun kilo almasına ve erkekleri kendinden uzaklaştırmasına neden olur.
4.Kollarına kilo alıyorsa; kendini beğenmeme ve onaylamama
5.Sevgi açlığı.
6.Bacaklarına ve kalçalara kilo alıyorsa; güvensiz hissetme.
7.Çoğunlukla çocuklukta babaya duyulan öfke.
8.Karşı cinsi uzak tutmak,cinselliğe tepki.
Mutlaka tıbbi araştırma yapılmalı.

Kiloya etki eden pekçok faktör var. ( Hormon bozukluğu, şeker, guatr ) Bunlar belli başlıları. Yemek yerken de inançlar var. Davranışlarımızı inançlarımız belirler. Yemek yeme davranışımız da inançlarımızla alakalıdır.
Can boğazdan gelir
Ye de hasta olma.
Yemezsen annen olmam
seni sevmem
Yemezsen iyileşemezsin
Annesinin tontişi
Ye de çabuk büyü
Ye de güçlü ol.
Ye de çiroz olma
Kadın dediğin etli butlu olmalı
Zayıf kadın hastalıklıdır
Kadının kalçalısı, yemeğin salçalısı Atın ölümü arpadan olsun Tabağını bitir , bunu yiyemeyen fakirler var. Bitirmezsen arkandan gelir.
Tatlıya hayır diyemiyorum./Tatlıyı çok severim
Su içsem yarıyor
Ne yersem hemen kilo alıyorum Verdiğim kilolar katlanarak dönüyor Boğazıma sahip olamıyorum
Anneme, babama çekmişim , onlar da kilolu
Metabolizma yavaş çalışıyor herhalde
Bedenimi sevmiyorum
Ne zaman durmam ve yemem gerektiğini bilmiyorum
Kilomu kontrol etmek zor
Önüme çok yemek konduğunda yetmezsem kırılırlar diye korkarım Çok yersem annem, babam beni sever.vb.
Ailemizden, ortak bilinçten getirdiğimiz çok inanç var. Bunlar kişinin daha da çok yemesine neden olur. Kilo vermek için bu vb. inançlar kas testiyle tesbit edilmeli, çıkarılmalı , doğru inanç yerleştirilmeli, diyetisyen eşliğinde, egzersiz ve sporla kilo ideal dengeye gelmeli.
Not: Bu vb. olumsuz inançlar çıkarılmadan verilen kilo, katlanarak geri gelebilir.
Ayşegül Özkonak

SEVDİKLERİMİZE KARŞI NASIL DAVRANIYORUZ?

SEVDİKLERİMİZE KARŞI NASIL DAVRANIYORUZ?
Eşine ve çocuğuna yapacağın her öfkeli tavrın, baskı kurman, yönlendirmeye çalışman, sürekli her davranışını kontrol etmen, eleştirmen, kınaman, suçlaman, yargılaman sonrası; hem yalanlar duymaya, hem de ruhen ve bedenen senden uzaklaşmasına hazırlıklı olmalısın.
Ayşegül Özkonak

ERKEK GÖZÜYLE

Günaydınlar 🙂 Bugün farklı bir açıdan bakalım istedim.
ERKEK GÖZÜYLE
Şimdiye kadar, tüm yazılarda, görsellerde, yayınlarda, karikatürlerde, skeçlerde hep erkekleri eleştirdik, suçladık, yargıladık, kınadık. Hiç de sormadık “bu erkekler nasıldır, ne hissederler? “diye.
Erkek dediğin şöyle olmalı, böyle olmalı dedik. Şöyle korumalı, böyle sahip çıkmalı istedik.
Bizdeki eksikliği, boşluğu doldursun istedik. Bazı gerçekleri ve onun da bir insan olduğunu unuttuk.
Kadının içinde nasıl küçük bir kız çocuğu varsa, her erkeğin içinde de küçük bir oğlan çocuğu var. İçinden neşelenen ama erkekliğe toz kondurmayan….
Bizler nasıl bir şeylere üzülüyorsak, onların da bizlere söyleyemediği üzüntüleri var. Zayıf ( güçsüz) görünmemek için duygularını sakladığı…
Bizler ağlayabiliyoruz ya özgürce her ortamda; onların da ” erkekler ağlamaz” inancıyla içine akıttığı gözyaşları var.
Bizlerin nasıl bir takım korkularımız varsa; onların da korkuları var. ” Sevilmeme, istenmeme, reddedilme, kabul edilmeme korkusuyla sevdiği kadına ” seni seviyorum” demekten çekinip belki de yıllarca keşkeler yaşadığı…
O patlamalarının, öfkelerinin altında ” parasız görünmek, değersiz görünmek, yetersiz görünmek, kaybetme” gibi korkuları var belki de.
Bir hikaye:
Günlerden bir gün, bir dişi kurbağa ile bir erkek kurbağa göletin birinde yüzerek keyif yaparlarken; gölete su içmek üzere gelen bir öküz görürler. Dişi kurbağa öküzün iriliğine hayranlık ve merakla bakar. Erkek kurbağa;
” ben de onun kadar iri olabilirim! ” der.
Dişi kurbağa ” yaaa? Ol da görelim” deyince, erkek kurbağa; kendini şişirir, şişirir; ” Oldu mu? ” diye sorar.
” Olmadı!” Cevabından sonra biraz daha şişer…
Her ” Olmadı! ” Cevabını aldıkça daha da çok şişirmeye devam eder kendini…En sonunda dayanamaz, patlar ve ölür.

İşte bu hikayedeki gibi gücünün üstünde isteklerde bulunduk erkeklerden. Bu istekler onda stres yarattı. Öfke yarattı. Öfkesinin nedenini anlayamadık. Sorgulamadık çünkü. Ve gereksiz her istek, olumsuz bir davranış olarak ailemize döndü. Kavgalara, patlamalara sahne oldu.

“Tanışma günümüzü unuttun, sözlülük günümüzü unuttun, nişanlılık günümüzü unuttun, evlilik yıldönümümüzü unuttun!!!???
İstediklerimi almayı unuttun!!!???” …tun, tun, tun…
Tamam unutmasın da, unutsa en kötü ne olur? Haklı mı olmak istersiniz, mutlu mu?…
Hani skeçlerle konu olmuş kadınlarda var olan genel bir tabir (/etiketleme) vardır ya,
” erkekler anlayışsızdır, (/odundur ) düşüncesizdir ” diye. İşte bu da değiştirilmesi gereken olumsuz bir inanç.
İnanç.değişirse; duygu değişir, böylece çevreye yayılan rezonans da değişir.
Duygu değişince; davranış değişir, davranış değişince: durum değişir.
Durum değişmesi demek, karşı cinsle iletişimin değişmesi, gelişmesi, güzelleşmesi demek…
Erkekleri de biz kadınlar yetiştiriyoruz, eğitiyor, öğretiyor, tavır ve davranışlarımızla değişimlerine neden oluyoruz unutmayalım…
Kadınlar dünyayı güzelleştiren varlıklardır. Ama bir kadın; ne istediğini, ne kadar istediğini, nasıl istediğini, istediği kişinin özelliklerini ve ne zaman isteyeceğini bilebilirse, erkeğini olduğu gibi kabul eder, ona her anlamda destek olabilirse, onun eksik yanını kendi bütünlüğü ile tamamlayabilirse, gücüne güç katmış olur. Aşkına da aşk….:)
Sevgiyle ve aşkla kalın…
Ayşegül Özkonak

ÖNEMLİ BİR KARAR VERİRKEN

ÖNEMLİ BİR KARAR VERİRKEN
Araba sürerken şerit değiştirmeye
karar verdiğinde dikiz aynasına bakarsın değil mi?

Hayatında herzaman değil ama ,önemli bir karar vereceğin zaman da geçmişe bir bak.

Şu an hayatının neresindesin?

Eski senle şimdiki sen arasında ne fark var?

Neleri başardın şimdiye kadar?

Şimdi ne yapmak istiyorsun?

Yeteneklerin neler?

Yapabileceklerin neler?

Başarabileceklerin neler?

Alacağın kararda kazandığın tecrübelerinden ne kadarı sana yardımcı olacak?

Hangi deneyimleri kazandın?

Alacağın kararı uygularsan ne olur,uygulamazsan ne olur?

Sana ne kazandıracak ya da ne kaybettirecek?

Vereceğin karar seni şimdiki ya da geçmişteki durumuna kıyasla daha mutlu edecek mi?

Cevabın net mi?…Hazır mısın?

O HALDE HEMEN BAŞLA!
Sevgiyle kalın:) Ayşegül Özkonak

GELİN – KAYINVALİDE

GELİN – KAYINVALİDE
Gelin- kayınvalide sorunlarının esas nedenlerinden bir de; kayınvalidenin gelini ve oğlunun kişisel sınırlarını, ailesel sınırlarını delmeye çalışması ya da hiçe saymasıdır.
Habersiz çat kapı gelmesi, gelinin her davranışını kontrol etmesi, yönetmeye ve yönlendirmeye çalışması, gideceği yerlere karışması, akıl vermeye kalkması, dünyanın kendi etrafında dönmesini istemesi, beklenti içine girme davranışı ve beklentisi karşılanmadığında gizli ve aşikar öfke nöbetlerine girmesi, alacağı ve yapacağı işlere karışması, gelin yok gibi davranıp, onların plan ve programlarını kendi istekleri doğrultusunda değiştirmeye çalışması vb.. hepsi sınır ihlalidir.
Ayşegül Özkonak

Ayşegül Özkonak