ALDATMA VE ALDATILMA KORKUSU

Tek neden olmasa da; sosyal medya sonrası aldatılma olayları maalesef daha da arttı.Çünkü ulaşım çok daha kolaylaştı. Sosyal medyada kişiler, esas hallerini değil, en güzel, hatta fotoshoplu ve çekici resimlerini yayınlar hale geldi. Kişi normal hayatında çekimser, asosyal olsa bile; sosyal medyada farklı kimlikle, kınama, ayıplanma korkusundan uzak, kendi eşlerine (sevdiklerine) söylemediği bazı sözleri söyleyebilme cesareti bularak, kendini olduğundan farklı gösterme
davranışı sergileyebilmekte.

Aldatılma korkusunun oluşma nedenleri neler ?

1.Geçmişinde babanın anneyi ya da annenin babayı aldatma hikayesinin olması.
2. Yakın akrabalardan birinin aldatılma hikayesine tanık olma.
3.Arkadaşının ya da komşunun aldatılma vakasını öğrenme.
4. TV. de aldatılma haberinin izlenmesi, dizi ya da sinemalarda aldatılma sahnelerinin bulunması, kendisini olayın kahramanıyla özdeşleştirdiği için altbilinçte günün birinde kendisinin de anlatılacağı korkusunu geliştirme.
Hele de özellikle kadınlarda , çocukluğundan getirdiği
” Her erkek aldatır” inancı varsa, eşinden ( sevgilisinden) şüphe etmeye, en ufak bir şüphede takibe almaya başlama…
Bazen aldatılma korkusu ve şüphesi o kadar artar ki, paranoya halini alır. Erkek( kadında) cep telefonunu kontrol etmeler, sosyal medyasını incelemeler, sorgulamalar, cep telefonuna ses dinleme programı indirmeler vs.
Bu baskıdan bunalan erkek ( / kadın); ( aldatma gerçek ya da değil) telefonuna şifre koymaya , mevcut şifreyi değiştirmeye veya telefonunu kapatarak , yaptıklarını gizlemeye başlar. Gizlemek; şüphenin daha da artmasına, olay ve davranış örüntüsünü, bir kısır döngü haline getirir. Bu davranışlar; çiftler arasında tartışmalar, kavgalar, küskünlükler, ayrılmalar, hatta boşanmaları beraberinde getirir.
Aldatma bazı kişiliklerde fazladır.
( Bunun hangi kişiliklerde daha fazla olduğunu yakında çıkacak olan kitabımda ayrıntılı belirttim.) Hatta kıskançlık, kontrol, sorgulamalar, ve aldatılma korkusunun, senaryolarının zihinde canlandırılması ve dolayısıyla bu enerjinin frekansını yayma; aldatma isteği olmayan eşi ( sevgiliyi) bile etkileyeceğinden; kadın ( / erkek) , dilimize de geçmiş olan ” korktuğum başıma geldi” gerçeğini yaşar. Yani aldatılır. Kuantum yasası…Neden korkuyorsak, onu , onunla ilgili olayları ve kişileri hayatımıza çekeriz .

Peki ne yapmalı?

Eğer erkek başka kadınlarla mesajlaşıyorsa, görüşüyorsa; (Bu durum, eşini aldatan kadın için de geçerlidir.) evliliğin ( ilişkinin) tekrar gözden geçirilmesi gerekir. Yani evliliğiniz ( ilişkiniz) sinyal veriyor demektir. Bu olay tek taraflı değildir Erkek ; eşinden cinsel anlamda; (kadın duygusal anlamda) tatmin olmuyorsa, evlilik ( ilişki ) rutinleşmişse, aldatma davranışı onun kişiliğine, inancına , karakterine ters değilse, aldatma görülebilmekte.

Bir erkek danışanım ;
“- Hocam eşimle her gününüz aynı, sabah çık işe git, akşam eve gel, yemek ye, TV. izle yat. Sabah aynı döngüye devam. Bu döngüden bıktım artık, bıktım…!
Bayan danışanım;
– Hocam, akşam işten gelir, yemek yer, ne benle ne çocuklarla ilgilenir,sohbet yok, birşey yok. Alır eline kumandayı ya da cep telefonunu…Her alışta elinden alıp çarpıp kırasım geliyor o telefonu… Kendimi evde fazlalık gibi görüyorum.”

Monotonlukta aldatılma normal mi? Mübah mı? Hayır. Asla… Aldatılma bireyler için başlı başına büyük bir travmadır. Mutlaka bir uzman desteği gerektirir.
Bu çift örneği, pek çok ailede görülüyor. Bununla birlikte, aradaki bu monotonluğun giderilme çalışmalarının yapılması , evlilik hayatına getirilen renklilikle, güzel sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

1. Eğer eşinizin sizi aldattığından şüphe ediyorsanız; açık açık sormadan, aldatan başka birilerinden olumsuz örnekler vererek, kendisine çok güvendiğinizi, inandığınızı , iyi bir eş, iyi bir baba olduğunu belirten sözler edin.( Kendisine güvenildiği hissi, onda vicdan azabı oluşturur. En köklü, en kuvvetli değişim; vicdan azabıdır. Arkasına hafiye tutmanızdan daha etkilidir.Eğer böyle bir davranış yapıyorsa, bu davranıştan uzaklaşmasına neden olur. Ama kendisini suçlarsanız. Önce reddeder, inkâr eder. İspatlarsanız, “seni herkese anlatacağım” diye tehdit de etseniz , gözünün önündeki utanma perdesi yırtıldığı için ” Nerden inceldiyse ordan kopsun” düşüncesiyle hareket eder. Yani herşeye hazırlıklıdır.
2.Bazı erkekler aldatma eğilimini hastalık derecesine getirdiklerinden, ” Söz veriyorum. Hataydı. Bir daha asla.” da dese, aynı davranışa devam eder. Kişinin kendi başına aşacağı bir sorun değildir. Bu sorun için, konunun uzmanından destek almalıdır.
3. Diyelim ki ispatladınız. Eşinize de anlattınız, reddetti. Ya da kabul etti. Öncelikle bu evliliği hala yürütmek isteyip istemediğinizi kendinize sorun. Kendinize ” Ne istiyorum? ” diye sorun . Boşanmak mı, durumu ve evliliği devam ettirmek mi? Hangisi?
4.Eğer devam ettirmek istiyorsanız, bir aile danışmanından destek alın. Devam ettirmek istemiyorsanız da destek alın. Çünkü aldatılmak büyük bir travmadır.Etkisi yıkıcı olur.Boşansanız bile, tanıştığınız kişinin de sizi aldatacağından, aynı acıyı, üzüntüyü tekrar yaşatmasından korkarak, yeni ilişkilere adım atamazsınız…Terapi alırsanız; gerçekleşen olayı değiştiremezsiniz ama, terapistiniz olayın sizde oluşturduğu etkiyi , anlamını, manasını, algısını değiştireceği için, olay aklınıza geldiğinde, önceki kadar canınız acımaz. Yani o zor dönemi daha kolay atlatırsınız.
5.Olay açığa çıktığında vermeniz gereken tepkiyi verin .Davranışının yanlışlığı ile ilgili sözler söyleyin. Ama kişiliği, erkekliği (/ kadınlığı) ile ilgili can acıtıcı sözler , hakaretler değil. Duygunuzu açıkça ifade edin. Haklıyken, haksız duruma düşmeyin.
6. Olanları duyduğunuzda yakınlarınıza söz etmeyin. Ettiğinizde, bir süre sonra siz eşinizle iyi olursunuz ama onlar asla bunu unutmaz. Eşinize hep; lekeli , namussuz, güvenilmeyen, eşini aldatan insan gözüyle bakmaya devam ederler. Eşinizden, dolayısıyla sizden uzak kalmaya çalışırlar. Bu davranış da sizin daha fazla üzülmenize neden olur.
7.Eşinizi internette takip etme sürekli onun cep telefonunu kontrol etme isteğine gem vuramıyorsanız bir uzmandan destek alın. Bu davranış paranoya belirtisidir. Aldatma gerçek veya değil; sürekli kontrol etme davranışının temelinde güvensizlik olduğu için, her şekilde üzülen yine siz olursunuz. Bu konuda da destek alın.
8.Eşinizin ilgi alanlarına sevmeseniz de ilgi gösterin.
9. Ona onay sözcükleri kullanın.
10. Birlikte geçireceğiniz zamanları artırın.
11. Onun karşısında şık, en güzel halinizle ve bakımlı olun.
12. Evliliğinizle ilgili siz ne istiyorsunuz, o ne istiyor , bu konudaki hassasiyetini sorun ve kendi isteğinizi de dile getirin.
Karşılıklı yapılması gerekenleri uygulamaya geçirin.
13.Bu aldatılma korkunuzun ve çevreye yaydığınız frekansın düzeltilmesi için bu konunun bir uzmanından destek almalısınız. Bu korkunuzu ve bedeninizden yaydığınız ” aldatılacağım” enerjisini çevreye yaydığınız sürece ; nereye giderseniz gidin, boşansanız, başka yeni kişilerle tanışsanız da, yeni birliktelikleriniz de olsa; o duygu , o korku, o inanç sizde oldukça, yaydığınız bu frekans, aldatma eğilimindeki insanları kendinize çeker.

Ayrıca şu da bilinmeli ki; aldatan bir bireyin, partnerini evlilik öncesi pek çok kişiyle aldatma eğilimi varsa; evlendikten sonra da devam etme olasılığı çok fazladır.
Eğer birey sadece duygu karmaşasında bir kez böyle bir davranışta bulundu ve vicdan muhasebesi yaptıysa, arada sevgi varsa, partneriyle beraberce destek aldığı takdirde, bu travmanın üstesinden kolayca gelebilme olasılıkları da fazladır.

Bazen fırtınalar dindiğinde, güneş nasıl yeniden doğar, heryer ışıl ışıl olursa, bazı evliliklerde de bu fırtınalardan sonra birbirlerinin değerini daha iyi anladıkları, kaybetme korkusu duydukları için; çiftler evliliklerine daha sıkı bağlanabiliyorlar.
Lütfen, yuvayı yıkmadan önce etraflıca, tekrar, mantıklıca düşünün.
Sevgiyle kalın.
Ayşegül Özkonak Aile Danışmanı, Yaşam ve Öğrenci Koçu, Spirituel, Kuantum, Teta Healing
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/aysegulkisiselgelisim/
www.aysegulozkonak.com