CİNSELLİK
Beş çiftten biri cinsel sorunlar nedeniyle boşanıyor.Yani Evli çiftlerin % 20 ‘ si cinsel uyumsuzluk nedeniyle boşanıyor.Ama bu sadece buzdağının görünen yüzü. Görünmeyen yüzü daha derinlerde. Onu kimse bilmiyor. Söylenmiyor. Çünkü söylemek, konuşmak çok ayıp…Cinsellik ülkemizde bir tabu.
” Eşimle cinsel uyumda sorunlar yaşıyoruz “diyebilmek cesaret ister.
Oysa cinsellik, hayatımızın bir parçası.Olması gereken…Su gibi, ekmek gibi…Sevdiğimiz insanla yaşadığımızda; mutluluğumuzu perçinlememize neden olan, gerekli unsurlardan biri.
Kayıtlara “şiddetli geçimsizlik” olarak geçen boşanmaların çoğunun gerçek nedeni ise aslında, cinsel uyumsuzluk.
Bizler ruh, beden, zihin üçlemesi olan varlıklarız. Cinsellikte de bu üçünün dengede olması, cinsel uyumu beraberinde getirir. Kadınınız/ erkeğinizle cinsellik yaşarken, bedeniniz orda; ama zihniniz ve ruhunuz başka diyarlardaysa, uyumlu bir cinsellikten söz edilemez. Sizi de partnerinizi de bu ilişki tatmin etmez. Eğer cinsel uyum yoksa, evlilikte problemler baş gösterir. Ama esas sorun atlanır, gözler başka sorunlara odaklanır. Ya da başka suçlu aranır.
Evlilikteki problemlere neden olan pek çok etken var tabi ki. Cinsellik bunlardan yalnızca (ama en önemlilerinden) biri.
Eğer (o) pek çok etken çözüldüyse, organik bir sorun bulunmadıysa, cinsel uyum için ruh, beden, zihnin uyumu; bu üçlünün uyumu için de geçmişteki yaşanmışlıkları, affetmediği durumları (ruhsal anlamda )affetmek, vedalaşamadığı sevgililerden ruhsal çalışmalarla vedalaşmak,kalıntılardan, ruhsal ve zihinsel anlamda arınmak gerekir. Arınma ile sağlanan uyum ise, mutluluğun anahtarıdır.
Sevgiyle kalın.

Ayşegül Özkonak